1
(1-5) (Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara (nâziât’a), (Mü’minlerin ruhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara, (emrolundukları şeye sür'atle) yüzüp gidenlere, sonra yarışıp geçenlere, sonra işleri düzenleyenlere (bütün bu vazîfeleri yapan meleklere) yemîn olsun (ki, öldükten sonra mutlaka diriltileceksiniz!)
2
(1-5) (Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara (nâziât’a), (Mü’minlerin ruhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara, (emrolundukları şeye sür'atle) yüzüp gidenlere, sonra yarışıp geçenlere, sonra işleri düzenleyenlere (bütün bu vazîfeleri yapan meleklere) yemîn olsun (ki, öldükten sonra mutlaka diriltileceksiniz!)
3
(1-5) (Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara (nâziât’a), (Mü’minlerin ruhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara, (emrolundukları şeye sür'atle) yüzüp gidenlere, sonra yarışıp geçenlere, sonra işleri düzenleyenlere (bütün bu vazîfeleri yapan meleklere) yemîn olsun (ki, öldükten sonra mutlaka diriltileceksiniz!)
4
(1-5) (Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara (nâziât’a), (Mü’minlerin ruhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara, (emrolundukları şeye sür'atle) yüzüp gidenlere, sonra yarışıp geçenlere, sonra işleri düzenleyenlere (bütün bu vazîfeleri yapan meleklere) yemîn olsun (ki, öldükten sonra mutlaka diriltileceksiniz!)
5
(1-5) (Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara (nâziât’a), (Mü’minlerin ruhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara, (emrolundukları şeye sür'atle) yüzüp gidenlere, sonra yarışıp geçenlere, sonra işleri düzenleyenlere (bütün bu vazîfeleri yapan meleklere) yemîn olsun (ki, öldükten sonra mutlaka diriltileceksiniz!)
6
O gün o sarsıntı (Sûr’a ilk üfürülüş), sarsacak!
7
Onu, arkadan gelen (ikinci üfürülüş) ta'kib edecek!
8
O gün (dehşetten) kalbler şiddetle çarpıcıdır!
9
Gözleri (korkudan), zelîl (yere bakar) bir hâldedir!
10
Diyorlar ki: 'Şübhesiz biz, gerçekten (öldükten sonra yine) eski hâle döndürülecekkimseler miyiz?'
11
'Çürümüş kemikler hâline geldiğimiz zaman mı?'
12
'O takdirde bu, hüsranlı bir dönüştür!' dediler.
13
Hâlbuki o (dönüş), ancak tek bir haykırıştan (Sûr’a ikinci üfürüşten) ibârettir.
14
Bir de bakarsın ki onlar (dirilmiş olarak) meydanda (mahşer yerinde) olan kimselerdir!
15
(Ey Resûlüm!) Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?
16
(16-17) Hani Rabbi ona, mukaddes vâdi olan Tuvâ’da nidâ buyurmuştu: 'Fir'avun’a git; çünki o çok azdı!'
17
(16-17) Hani Rabbi ona, mukaddes vâdi olan Tuvâ’da nidâ buyurmuştu: 'Fir'avun’a git; çünki o çok azdı!'
18
(18-19) 'Bu yüzden (ona) de ki: 'Senin (şirk ve isyan kirlerinden) temizlenmeye(meylin) var mı? Seni Rabbine (giden yola) irşâd edeyim de böylece (O’nu tanıyasın ve O’ndan) korkasın!’ '
19
(18-19) 'Bu yüzden (ona) de ki: 'Senin (şirk ve isyan kirlerinden) temizlenmeye(meylin) var mı? Seni Rabbine (giden yola) irşâd edeyim de böylece (O’nu tanıyasın ve O’ndan) korkasın!’ '
20
Bunun üzerine (Mûsâ gitti ve) ona en büyük mu'cizeyi gösterdi.
21
Fakat (o, Mûsâ’yı) yalanladı ve (Allah’a) isyân etti.
22
Sonra (fesad peşinde) koşarak (îmandan) yüz çevirdi.
23
Derken (sihirbazlarını ve ordusunu) toplayıp (onlara) seslendi.
24
Ve (onlara): 'Ben sizin en yüce rabbinizim!' dedi.
25
Allah da onu, âhiretin ve dünyanın (ibret verici) azâbıyla yakalayıverdi!
26
Şübhesiz ki bunda, (Allah’dan) korkan kimseler için gerçekten bir ibret vardır.
27
(Ey öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenler!) Siz mi yaratılışça daha zorsunuz, yoksa gök mü? Onu (Allah) binâ etti.
28
Onun boyunu yükseltip, böylece onu düzenledi!
29
Hem gecesini kararttı; hem kuşluğunu (sabahın ışığını) açığa çıkardı!
30
Bundan sonra da yeri döşedi!
Sonraki 16 ayet →