Ana SayfaMealler › Hayrat Neşriyat
HN

Hayrat Neşriyat

Bu mealle oku
Hayrat Neşriyat meali ile okumaya başla
Nahl 1 / 128
1
Allah’ın emri (kıyâmet) geldi; sakın onu acele istemeyin! (Allah, o müşriklerin)ortak koşmakta oldukları şeylerden pek münezzeh ve çok yücedir.
H.Neşriyat 16:1
2
(Rabbin,) melekleri kendi emriyle, kullarından dilediğine: 'Şübhesiz ki benden başka ilâh olmadığı(nı insanlara bildirmek) ile korkutun da benden sakının!' diye vahiy ile indirir.
H.Neşriyat 16:2
3
Gökleri ve yeri hak ile (karârınca O) yarattı. (Ve O, müşriklerin) ortak koşmakta oldukları şeylerden pek yücedir.
H.Neşriyat 16:3
4
İnsanı bir nutfeden (hakir bir damla sudan süzülmüş hulâsadan) yarattı; bir de bakarsın ki o, apaçık bir mücâdeleci (kesilmiş)tir.
H.Neşriyat 16:4
5
Hayvanları (ve çok vâsıtaları) da yarattı. Sizin için onlarda ısıtıcı şeyler ve birçok faydalar vardır; hem onlar(ın kendisinden ve gelirin)den yersiniz.
H.Neşriyat 16:5
6
Ve akşamleyin getirirken, sabahleyin de salıverirken onlarda sizin için bir (zevk ve)güzellik vardır.
H.Neşriyat 16:6
7
Hem (bunlar sizi ve) yüklerinizi öyle bir beldeye taşır(lar) ki, (onlar olmasaydı)oraya nefislerin(izin) ancak çok meşakkat çekmesiyle varabilirdiniz. Şübhesiz ki Rabbiniz, elbette Raûf (çok şefkat eden)dir, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
H.Neşriyat 16:7
8
Atları, katırları ve eşekleri de onlara binmeniz için ve (dünya hayâtınızda) bir ziynet olsun diye (yarattı). Ve daha sizin bilmeyeceğiniz nice şeyler (nice vâsıtalar) yaratır.
H.Neşriyat 16:8
9
Yolun doğrusu(nu göstermek) ise Allah’a âiddir; ondan (o yollardan) eğri olan da vardır. Hâlbuki (Allah) dileseydi, elbette sizi hep birlikte hidâyete erdirirdi.
H.Neşriyat 16:9
10
Gökten sizin için bir su indiren O’dur; içecek(leriniz) ondandır, içinde(hayvanlarınızı) otlattığınız bitkiler de ondan (yetişmekte)dir.
H.Neşriyat 16:10
11
(Allah) onunla size ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzüm bağları ve her çeşit meyvelerden bitirir. Muhakkak ki bunda, düşünecek bir topluluk için (Allah’ın varlığına ve birliğine) elbette bir delil vardır.
H.Neşriyat 16:11
12
(O,) geceyi ve gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O’nun emrine boyun eğdirilmişlerdir. Şübhe yok ki bunda, akıl erdirecek bir topluluk için nice deliller vardır.
H.Neşriyat 16:12
13
Yeryüzünde sizin için yarattığı, renkleri muhtelif şeyleri de (size itâatkâr kıldı). Şübhesiz bunda (da) ibret alacak bir topluluk için kat'î bir delil vardır.
H.Neşriyat 16:13
14
İçinden tâze bir et (balık) yiyesiniz ve kendisinden onu takınacağınız bir ziynet(inci ve mercan) çıkarasınız diye, denizi hizmetinize veren de O’dur. Ayrıca gemileri onda(suları) yara yara giden (vâsıta)lar olarak görürsün. (Bütün bunlar, ibret almanız) ve O’nun fazlından (rızkınızı) aramanız içindir; tâ ki şükredesiniz.
H.Neşriyat 16:14
15
Sizi sarsar diye yeryüzünde de (direkler hükmünde) sâbit dağlar, hem maksadlarınıza ulaşasınız diye nehirler ve yollar koydu (yarattı).
H.Neşriyat 16:15
16
Daha nice alâmetler (yarattı)! Onlar, yıldızla da doğru yolu bulurlar.
H.Neşriyat 16:16
17
Öyleyse (sizin için bu kadar ni'metleri yoktan) yaratan (Allah), (aslâ)yaratamayan (putlarınız ve sâdece var olanı keşfeden insanlar) gibi midir? Hâlâ ibret almaz mısınız?
H.Neşriyat 16:17
18
Eğer Allah’ın ni'metini sayacak olsanız, onu sayamazsınız. Şübhesiz ki Allah, elbette Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
H.Neşriyat 16:18
19
Ve Allah, neyi gizler ve neyi açıklarsanız bilir.
H.Neşriyat 16:19
20
(Onların) Allah’dan başka (kendisine) yalvarmakta oldukları şeyler ise, hiçbir şey yaratamazlar; çünki (onların) kendileri yaratılıyorlar.
H.Neşriyat 16:20
21
(Onlar) ölüdürler, diri değildirler! (Kendilerinin ve kendilerine tapanların) ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
H.Neşriyat 16:21
22
İlâhınız (olan Allah) tek bir İlâhdır. Fakat âhirete îmân etmeyenlerin kalbleri inkârcıdır ve onlar büyüklük taslayan kimselerdir.
H.Neşriyat 16:22
23
Hiç şübhe yok ki Allah, elbette (onlar) neyi gizler ve neyi açıklarlarsa bilir. Doğrusu O, büyüklük taslayanları sevmez!
H.Neşriyat 16:23
24
Onlara: 'Rabbiniz ne indirdi?' denildiği zaman ise: 'Evvelkilerin masalları!' derler.
H.Neşriyat 16:24
25
(Böyle derler) ki kıyâmet günü hem kendi günahlarını tamâmen yüklensinler, hem de kendilerini bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarından bir kısmını! Dikkat edin ki, yüklenecekleri şey ne kötüdür!
H.Neşriyat 16:25
26
Şübhesiz onlardan öncekiler de tuzak kurmuştu; fakat Allah(’ın emri) binâlarına temellerinden geldi de tavan, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azab onlara (böylece)ummayacakları bir yerden geldi.
H.Neşriyat 16:26
27
Sonra (Allah) kıyâmet günü onları rezîl eder ve: 'Uğurlarında (mü’minlere)düşmanlık edip durduğunuz ortaklarım nerede?' buyurur. Kendilerine ilim verilmiş olanlar(peygamberlerle mü’minler) der ki: 'Şübhesiz ki bugün, rezillik ve kötülük kâfirler üzerinedir!'
H.Neşriyat 16:27
28
Onlar ki, nefislerine zulmedici kimseler oldukları hâlde iken, melekler onların canlarını alırlar. O vakit (onlar): '(Biz) hiçbir kötülük yapmıyorduk!' diye teslîm olmuşlardır. Hayır! Muhakkak ki Allah, sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.
H.Neşriyat 16:28
29
Öyle ise içinde ebedî kalıcılar olarak Cehennemin kapılarından girin! Artık kibirlenenlerin kalacakları yer ne kötüdür!
H.Neşriyat 16:29
30
(Günahlardan) sakınanlara ise: 'Rabbiniz ne indirdi?' denildi (de onlar): '(Bizim için iyilik ve) hayır (indirdi)!' dediler. Bu dünyada (îmân edip) iyilik edenlere, (her iki cihanda) iyilik vardır. Âhiret yurdu ise elbette daha hayırlıdır. Takvâ sâhiblerinin yurdu gerçekten ne güzeldir!
H.Neşriyat 16:30