Ana SayfaMealler › Hasan Basri Çantay
HB

Hasan Basri Çantay

Bu mealle oku
Hasan Basri Çantay meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Hokka ile kaleme ve (erbâb-ı kalemin) yazmakda oldukları şeylere andolsun ki,
H.B.Çantay 68:1
2
(Habîbim) sen, Rabbinin ni'meti sayesinde, bir mecnun değilsin.
H.B.Çantay 68:2
3
Senin için muhakkak ve muhakkak tükenmeyen bir mükâfat vardır.
H.B.Çantay 68:3
4
Hiç şüphesiz büyük bir ahlaak üzerindesin sen.
H.B.Çantay 68:4
5
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
H.B.Çantay 68:5
6
Delilik hanginizde imiş?
H.B.Çantay 68:6
7
Şübhesiz ki Rabbin, O, kendi yolundan sapan kişiyi çok iyi bilendir. O, hidâyete ermiş olanları da pek iyi bilendir.
H.B.Çantay 68:7
8
Artık (Habîbim) o yalanlayanları tanıma (onlara boyun eğme).
H.B.Çantay 68:8
9
Onlar arzuu etdiler ki sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.
H.B.Çantay 68:9
10
(10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
H.B.Çantay 68:10
11
(10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
H.B.Çantay 68:11
12
(10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
H.B.Çantay 68:12
13
(10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
H.B.Çantay 68:13
14
(Öylesini tanıma) mal ve oğullar saahibi olmuş diye.
H.B.Çantay 68:14
15
Karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman o, «Evvelkilerin masalları» demişdir.
H.B.Çantay 68:15
16
Biz yakında onun hortumunun üstüne damga basacağız!
H.B.Çantay 68:16
17
Biz, o bağçe saahiblerini nasıl belâya uğratdiysek muhakkak bunları da belâlandırdık. Hani (bağçe saahibleri) sabah olunca onu mutlakaa devşireceklerine, biçeceklerine yemîn etmişlerdi.
H.B.Çantay 68:17
18
(Bu babda) istisna da yapmıyorlardı.
H.B.Çantay 68:18
19
Halbuki onlar uyurlarken hemen Rabbinden (gönderilen) dolaşıcı bir belâ onu sardı da.
H.B.Çantay 68:19
20
(O bağçe) simsiyah kesiliverdi.
H.B.Çantay 68:20
21
İşte sabaha karşı birbirlerini çağırdılar.
H.B.Çantay 68:21
22
«Devşirecekseniz erkence mahsulünüzü (devşirmiye) çıkın» diye.
H.B.Çantay 68:22
23
Derken onlar aralarında fısıldaşarak gitdiler:
H.B.Çantay 68:23
24
«Sakın bugün karşınıza hiçbir yoksul (çıkıb) oraya girmesin» diye.
H.B.Çantay 68:24
25
(Fakirleri) men'e (sanki) gücleri yetecek adamlar tavriyle erkenden gitdiler.
H.B.Çantay 68:25
26
Fakat onu (bu halde) görüverince dediler ki: «Her halde biz yanlış gelenleriz».
H.B.Çantay 68:26
27
(Sonra hakıykatı anlayınca da) «Hayır, biz mahrum (kalmış) larız».
H.B.Çantay 68:27
28
Ortancaları: «Ben size demedim mi? (Allâhı) tenzîh etmeli değil miydiniz?» dedi.
H.B.Çantay 68:28
29
«Seni (tesbîh ve) tenzîh ederiz ey Rabbimiz. Hakıykaten biz zaalimlermişiz» dediler.
H.B.Çantay 68:29
30
Şimdi kabahati birbirlerine yüklemiye başladı (lar).
H.B.Çantay 68:30