Ana SayfaMealler › Hasan Basri Çantay
HB

Hasan Basri Çantay

Bu mealle oku
Hasan Basri Çantay meali ile okumaya başla
Kamer 1 / 55
1
Saat yaklaşdı. Ay (ikiye) ayrıldı.
H.B.Çantay 54:1
2
Onlar bir mu'cize görürlerse yüz çevirirler ve «Müstemir bir büyüdür» derler.
H.B.Çantay 54:2
3
(Peygamberi) tekzîbetdiler. Hevâ (ve heves) lerine uydular. Halbuki (hayr-u şer) her iş bir gaayeye bağlıdır.
H.B.Çantay 54:3
4
Andolsun ki onlara (kendilerini küfür ve inâddan şiddetle) vaz geçirecek nice mühim haberler gelmişdir.
H.B.Çantay 54:4
5
Ki (her biri) gaayesine ermiş bir hikmet (ve ibret) dir. Fakat (onları) tehdîd eden (bütün bu haadise) ler asla fâide vermiyor.
H.B.Çantay 54:5
6
O halde (habîbim) onlardan yüz çevir. O da'vet edici nin (misli) görülmemiş, tanıtmamış bir şey'e da'vet edeceği gün.
H.B.Çantay 54:6
7
gözleri zelîl ve hakıyr (dönüş) olarak, (hepsi de) çıvgın (ve yaygın) çekirgeler gibi, kabirler (in) den çıkacaklar,
H.B.Çantay 54:7
8
o da'vet ediciye (boyunlarını uzatıb) koşarak. (İçlerinden) kâfir olanlar (öyle) diyecek (ler): «Bu, çok sarp bir gün».
H.B.Çantay 54:8
9
Onlardan evvel Nuuh kavmi tekzîb etdi; onlar kulumuzu yalancı saymakda ısrar etdiler. «Mecnun» dediler. O, (da'vetden cebren) vaz geçirilmişdi.
H.B.Çantay 54:9
10
Nihayet, o da Rabbine «Ben hakıykaten mağlûbum. Artık (benim) intikaam (ımı) sen al» diye düâ etdi.
H.B.Çantay 54:10
11
Bunun üzerine biz de şarıl şarıl dökülen bir suya gök kapılarını açdık.
H.B.Çantay 54:11
12
Yeri de kaynaklar haalinde (tamamen) fışkırtdık da (Her iki) su (ezelde) takdîr edilmiş bir emr üzerinde birleşiverdi.
H.B.Çantay 54:12
13
Onu (Nuuhu) levhalar ve mıhlarla yapılmış (gemiy) e yükledik,
H.B.Çantay 54:13
14
ki (o gemi; hakkında) nankörlük edilmiş bulunan (o zât) e bir mükâfat olmak üzere, bizim gözlerimiz önünde akıb gidiyordu.
H.B.Çantay 54:14
15
Andolsun ki biz bunu bir âyet olarak bırakmışızdır. O halde bir düşünüb ibret alan var mı?
H.B.Çantay 54:15
16
Ki benim azabım ve (bundan evvel) tehdîdlerim nice imiş (düşünün).
H.B.Çantay 54:16
17
Andolsun ki biz Kur'ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde bir düşünen var mı?
H.B.Çantay 54:17
18
Aad (kavmi, peygamberleri Hûd'ü) tekzîb etdi. İşte benim azabım (ve bundan evvel) tehdîdlerim nice imiş (düşünün).
H.B.Çantay 54:18
19
Çünkü biz (haklarında) uğursuz (ve uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü fırtına gönderdik.
H.B.Çantay 54:19
20
(Öyle bir fırtına ki) insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi, ta temelinden kopar (ıb helake uğrat) ıyordu.
H.B.Çantay 54:20
21
İşte benim azabım ve (bundan evvel) tehdîdlerim nice imiş(düşünün).
H.B.Çantay 54:21
22
Andolsun ki biz Kur'ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde var mı bir düşünen?
H.B.Çantay 54:22
23
Semud (kavmi, kendilerini azâb ile) korkutan (emir) leri yalan saydı (lar) da,
H.B.Çantay 54:23
24
«Biz (im cinsimiz) den bir tek insana, ona mı tâbi' olacağız? Bu takdîrde biz muhakkak ki bir sapıklık ve delilik içinde (kalmış oluruz)», dediler.
H.B.Çantay 54:24
25
«Bizim aramızdan vahy ona mı verildi? Hayır, o, şımarık, aşırı bir yalancıdır».
H.B.Çantay 54:25
26
Şımarık, aşırı yalancı kimmiş, yarın bilecekler onlar.
H.B.Çantay 54:26
27
Hakıykat, biz onlara, bir imtihaan olmak üzere, o dişi deveyi gönderenleriz. «Onları gözetle ve fezalarına) sabret».
H.B.Çantay 54:27
28
«Bir de suyun her halde aralarında taksîmli olduğunu kendilerine haber ver. Her su nevbetinde (saahibi) haazır (bulunsun» dedik.)
H.B.Çantay 54:28
29
Binnetîce, arkadaşlarını çağırdılar. O da (kılıca) sarılarak (deveyi) kesdi.
H.B.Çantay 54:29
30
İşte benim azabım ve (bundan evvel) tehdîdlerim nice imiş (düşünün).
H.B.Çantay 54:30