Ana SayfaMealler › Hasan Basri Çantay
HB

Hasan Basri Çantay

Bu mealle oku
Hasan Basri Çantay meali ile okumaya başla
Necm 1 / 62
1
Batdığı dem yıldıza and olsun ki,
H.B.Çantay 53:1
2
saahibiniz (doğru yoldan) sapmadı. Baatıla da inanmadı.
H.B.Çantay 53:2
3
Kendi (re'y-ü) hevâsından söylemez o.
H.B.Çantay 53:3
4
O, kendisine (Allahdan) ilkaa edilegelen bir vahyden başkası değildir.
H.B.Çantay 53:4
5
Onu müdhiş kuvvetlere mâlik olan öğretdi.
H.B.Çantay 53:5
6
(Ki o) akıl ve re'yinde kâmil (bir melek) dir. Hemen (kendi suretine girib) doğruldu.
H.B.Çantay 53:6
7
O, en yüksek ufukda idi.
H.B.Çantay 53:7
8
Sonra (Cebrail, ona) yaklaşdı. Derken sarkdı.
H.B.Çantay 53:8
9
(Bu suretle o, peygamberlere) iki yay kadar, yahud daha yakın oldu da,
H.B.Çantay 53:9
10
(Allahın) kuluna vahy etdiği neyse onu vahyetdi.
H.B.Çantay 53:10
11
Onun gördüğünü kalb (i) yalana çıkarmadı.
H.B.Çantay 53:11
12
Şimdi siz onun bu görüşüne karşı da kendisiyle mücâdele mi edeceksiniz?
H.B.Çantay 53:12
13
(13-14) Andolsun ki onu diğer bir defa da Sidre-tül müntehânın yanında gördü o,
H.B.Çantay 53:13
14
(13-14) Andolsun ki onu diğer bir defa da Sidre-tül müntehânın yanında gördü o,
H.B.Çantay 53:14
15
ki Cennet-ül me'vâ onun yanındadır.
H.B.Çantay 53:15
16
O (gördüğü) zaman Sidreyi bürüyordu onu bürümekde olan.
H.B.Çantay 53:16
17
(Peygamberin) göz (ü, gördüğünden) ağmadı, (onu) aşmadı da.
H.B.Çantay 53:17
18
Andolsun ki o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını görmüşdür.
H.B.Çantay 53:18
19
(19-20) (Allâhı bırakıb tapdığınız) Lât(ın), Uzzâ (nın) ve (bunların) üçüncüsü olan diğer Menât (ın her hangi birşey hakkında zerrece kudretleri var mı?) Bize haber verin.
H.B.Çantay 53:19
20
(19-20) (Allâhı bırakıb tapdığınız) Lât(ın), Uzzâ (nın) ve (bunların) üçüncüsü olan diğer Menât (ın her hangi birşey hakkında zerrece kudretleri var mı?) Bize haber verin.
H.B.Çantay 53:20
21
Erkek sizin de dişi Onun mu?!
H.B.Çantay 53:21
22
O takdîrde bu, insafsızca bir taksîm!
H.B.Çantay 53:22
23
Bu (putlar) sizin ve atalarınızın takdığınız adlardan başkası değildir. Allah onlara hiçbir hüccet indirmedi. Onlar, kuruntudan ve nefisler (in) in arzuu etdiği hevâ (ve heves) den başkasına tâbi' olmuyorlar. Halbuki andolsun, kendilerine Rablerinden o hidâyet (rehberi) gelmişdir.
H.B.Çantay 53:23
24
Yoksa insana her umduğu şey' (e nail olma imkânı) mı var?
H.B.Çantay 53:24
25
İşte âhiret de, dünyâ da Allahındır.
H.B.Çantay 53:25
26
Göklerde nice melek vardır ki onların şefaatleri bile hiçbir şey'e yaramaz. Meğer ki (o şefaat) Allahın dileyeceği ve raazî olacağı kimseler için (ve ancak Onun) izin vermesinden sonra ola.
H.B.Çantay 53:26
27
Hakıykat, âhirete îman etmez olanlar, meleklere alabildiğine dişi adı takarlar.
H.B.Çantay 53:27
28
Halbuki onların buna dâir de bilgisi yokdur. Onlar kuruntudan başkasına tâbi' olmazlar. Kuruntu ise, şübhesiz, hakdan hiç birşey'i ifâde etmez.
H.B.Çantay 53:28
29
Onun için sen (Habîbim) bizim zikrimize arka çeviren, dünyâ hayâtından başkasını arzuu etmeyen kimselerden yüz çevir.
H.B.Çantay 53:29
30
Onların ilimden erebildikleri (son had) işte budur. Şübhesiz ki Rabbin, yolundan sapan kimseleri çok iyi bilenin ta kendisidir. O, hidâyet bulan kimseleri de pek iyi bilendir.
H.B.Çantay 53:30