Ana SayfaMealler › Hasan Basri Çantay
HB

Hasan Basri Çantay

Bu mealle oku
Hasan Basri Çantay meali ile okumaya başla
Zariyat 1 / 60
1
Tozutup savuran (rüzgâr) lar,
H.B.Çantay 51:1
2
Sonra (su) yükü (nü) taşıyan (bulut) lar,
H.B.Çantay 51:2
3
sonra kolayca akan (gemi) ler,
H.B.Çantay 51:3
4
sonra iş bölümü yapan (melek) ler hakkı için,
H.B.Çantay 51:4
5
şübhesiz ki size va'd olunan (şeylerin hepsi) elbette doğrudur.
H.B.Çantay 51:5
6
Şübhesiz ki (amellere göre) ceza (ya'nî mukaabele) de elbette vaaki'dir.
H.B.Çantay 51:6
7
O haareli yollara saahib gök hakkı için,
H.B.Çantay 51:7
8
hakıykat, siz kat'î ihtilâfa düşen bir söz içindesinizdir.
H.B.Çantay 51:8
9
Ondan döndürülen kimseler döndürülür.
H.B.Çantay 51:9
10
Kahr olsun o koyu yalancılar!
H.B.Çantay 51:10
11
ki onlar koyu bir cehalet içinde kalmış gaafil kimselerdir.
H.B.Çantay 51:11
12
Onlar, o ceza gününün ne zaman olduğunu sorarlar.
H.B.Çantay 51:12
13
(O gün) kendilerinin ateş üzerinde azaba uğratılacakları gündür.
H.B.Çantay 51:13
14
(Onlara) «Tadın azabınızı. İşte (dünyâda) çarçabuk (gelmesini) isteyegeldiğiniz bu idi» (denilir).
H.B.Çantay 51:14
15
(15-16) Şübhesiz ki (fenâlıkdan) sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği (sevabı) ahz (-ü kabul) etmiş (ve bundan raazî olmuş) olarak, cennetlerde, pınarlar (ın başların) dadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi amel (ve hareket) edenlerdi.
H.B.Çantay 51:15
16
(15-16) Şübhesiz ki (fenâlıkdan) sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği (sevabı) ahz (-ü kabul) etmiş (ve bundan raazî olmuş) olarak, cennetlerde, pınarlar (ın başların) dadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi amel (ve hareket) edenlerdi.
H.B.Çantay 51:16
17
Onlar gecenin (ancak) az bir kısmında uyurlardı.
H.B.Çantay 51:17
18
Sehar vakıflarında da onlar istiğfar ederlerdi.
H.B.Çantay 51:18
19
Onların mallarında sâilin ve (kemâl-i iffetinden dolayı dilencilik etmeyen) yoksulun da bir hakkı vardı.
H.B.Çantay 51:19
20
(Küre-i) arzda kâmil bilgi saahibleri için nice âyetler vardır.
H.B.Çantay 51:20
21
Kendi nefislerinizde dahi (nice âyetler var. Bunları) görmüyor musunuz?
H.B.Çantay 51:21
22
Rızkınız ve size va'd olunagelen şeyleri gök (ler) dedir.
H.B.Çantay 51:22
23
İşte o göğün ve yerin Rabbine andolsun ki (va'd olunduğunuz) o (şeyler) tıpkı sizin konuşduğunuz gibi şübhesiz ve kat'î bir gerçekdir.
H.B.Çantay 51:23
24
İbrâhîmin (Allah indinde) şerefli müsâfirlerinin haberi sana geldi mi?
H.B.Çantay 51:24
25
Hani bunlar, onun yanına girmişlerdi de «Selâm» demişlerdi. (İbrâhîm de) «selâm» demiş (selâm ile mukaabele etmiş), «(Bunlar) tanınmamış bir zümre» demişdi.
H.B.Çantay 51:25
26
Hemen (gizlice) ailesine gidib semiz bir dana getirdi de,
H.B.Çantay 51:26
27
Bunu onlara yaklaşdırdı. «Yemez misiniz?» dedi.
H.B.Çantay 51:27
28
Derken içine onlardan gizli bir korku çökdü. «Korkma» dediler ve onu çok bilgin bir oğulla müjdelediler.
H.B.Çantay 51:28
29
Bunun üzerine (İbrâhîmin) zevcesi (Sâre) bir feryâd içinde yönelib (elini) yüzüne vurdu. «(Ben) doğurmaz bir koca karı (yım)» dedi.
H.B.Çantay 51:29
30
Onlar «öyledir. Fakat (bunu) Rabbin buyurdu. Çünkü O, asıl hukûm ve hikmet saahibi olan, (herşey'i) hakkıyle bilen odur» dediler.
H.B.Çantay 51:30