Ana SayfaMealler › Harun Yıldırım
HY

Harun Yıldırım

Harun Yıldırım meali ile okumaya başla
Muhammed 1 / 38
1
Küfürlerinde bilinçli olarak ısrar edip Allah’ın yolundan alıkoyanların amellerini boşa çıkarmıştır.
H.Yıldırım 47:1
2
İman edip salih amel işleyenler ve Muhammed’e indirilene –ki o Rabblerinden gelen hakkın ta kendisidir iman edenlerin ise günahlarını örtüpbağışlar ve hallerini düzeltipıslah eder.
H.Yıldırım 47:2
3
İşte böyle; hiç şüphesiz, küfürlerinde bilinçli olarak ısrar edenler batıla uymuşlar; ve hiç şüphesiz iman edenler Rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Allah insanlara misallerini böyle açıklar.
H.Yıldırım 47:3
4
Öyleyse küfürlerinde bilinçli olarak ısrar edenlerle karşı karşıya geldiğiniz zaman, hemen boyunlarını vurun; sonunda onları iyice bozguna uğratıp zafer kazanınca da artık bağı sımsıkı tutun. Bundan sonra ya bir lutuf olarak veya bir fidye. Öyle ki savaş ağırlıklarını bıraksın. İşte böyle; eğer Allah dilemiş olsaydı, elbette onlardan intikam alırdı. Ancak sizleri birbirinizle denemesi içindir. Allah yolunda öldürülenlerin ise kesin olarak amellerini boşa çıkarmaz.
H.Yıldırım 47:4
5
Onları doğru yolu iletecek ve hallerini düzeltecektir.
H.Yıldırım 47:5
6
Ve onları kendilerine tanıttığı cennete girdirecektir.
H.Yıldırım 47:6
7
Ey iman edenler, eğer siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlamlaştırır.
H.Yıldırım 47:7
8
Küfürlerinde bilinçli olarak ısrar edenler ise, yüzükoyun düşüş onlara olsun; amellerini de boşa çıkartmıştır.
H.Yıldırım 47:8
9
İşte böyle; çünkü onlar Allah’ın indirdiğini çirkin gördüler, bundan dolayı O da, onların amellerini boşa çıkardı.
H.Yıldırım 47:9
10
Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Allah onları yerle bir etti. O kafirler için de bunun bir benzeri vardır.
H.Yıldırım 47:10
11
İşte böyle; çünkü Allah, iman edenlerin velisidir; kafirlerin ise velisi yoktur.
H.Yıldırım 47:11
12
Şüphesiz Allah iman edip salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere girdirir. Küfürlerinde bilinçli olarak ısrar edenler ise, faydalanırlar ve hayvanların yemesi gibi yerler; ateş onlar için bir konaklama yeridir.
H.Yıldırım 47:12
13
Seni sürüpçıkaran memleketinden kuvvet bakımından daha üstün nice memleketler vardır ki, biz onları helak ettik. Kendileri için bir yardımcıları da yoktu.
H.Yıldırım 47:13
14
Şimdi Rabbinden apaçık bir belge üzerinde bulunan kimse, kötü ameli kendisine süslü ve çekici gösterilmiş ve kendi hevalarına uyan kimseler gibi midir?
H.Yıldırım 47:14
15
Muttakilere va’dedilen cennetin misali; içinde bozulmayan sudan nehirler, tadı değişmeyen sütten nehirler, içenler için lezzet veren şaraptan nehirler ve süzme baldan nehirler vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç ateşin içinde daimi olarak kalan ve bağırsaklarını parça parça koparan kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
H.Yıldırım 47:15
16
Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıpgittikleri zaman, ilim verilenlere derler ki: “O biraz önce ne söyledi?” İşte onlar; Allah, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi hevalarına uymuşlardır.
H.Yıldırım 47:16
17
Hidayeti bulmuş olanlara gelince; hidayetlerini artırmış ve takvalarını vermiştir.
H.Yıldırım 47:17
18
Artık onlar kıyametsaatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıpdüşünmeleri onlara neyi sağlar?
H.Yıldırım 47:18
19
Onun için bil ki; gerçekten Allah’tan başka hiç bir ilah yoktur. Hem kendi günahın, hem mü’min erkekler ve mü’min kadınlar için mağfiret dile. Şüphesiz Allah, sizin dönüpdolaşacağınız yeri bilir, konaklama yerinizi de.
H.Yıldırım 47:19
20
İman edenler derler ki: “Bir sûre indirilmeli değil miydi?” Fakat, içinde savaş zikri geçen bir sûre indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa onlara evla:
H.Yıldırım 47:20
21
İtaat ve ma’ruf sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah’a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
H.Yıldırım 47:21
22
Demek, iş başına geçip yönetimi ele alırsanız hemen yeryüzünde fesat çıkaracak ve akrabalık bağlarınızı koparıp parçalayacaksınız, öyle mi?
H.Yıldırım 47:22
23
İşte böyleleri Allah’ın kendilerini lanetlediği, sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.
H.Yıldırım 47:23
24
Öyle olmasa Kur’an’ı iyiden iyiye düşünmezler miydi? Yoksa bir takım kalpler üzerinde kilitler mi vurulmuş?
H.Yıldırım 47:24
25
Şüphesiz kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, gerisi geri dönenleri, şeytan kışkırtmış ve uzun emellere kaptırmıştır.
H.Yıldırım 47:25
26
İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah’ın indirdiğini çirkin karşılayanlara dediler ki: “Size bazı işlerde itaat edeceğiz.” Oysa Allah sakladıkları şeyleri biliyor.
H.Yıldırım 47:26
27
Öyleyse melekler, yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını aldıkları zaman nasıl olacak?
H.Yıldırım 47:27
28
İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah’ı gazablandıran şeye uydular ve O’nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı amellerini boşa çıkardı.
H.Yıldırım 47:28
29
Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah’ın kinlerini hiç çıkarmayacağını mı sandılar?
H.Yıldırım 47:29
30
Eğer biz dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle onları simalarından tanırsın. Andolsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın. Şüphesiz Allah, amellerinizi bilir.
H.Yıldırım 47:30