Ana SayfaMealler › Abdullah Parlıyan
AP

Abdullah Parlıyan

Kur'an-ı Kerim ve Özlü Tefsir
2016
Bu mealle oku
1951 yılında Konya´da doğdu. ilkokulu, İmam Hatib Lisesini ve Yüksek İslam Enstitüsünü Konya’da okudu ve 1974 yılında mezun oldu. 1970 li yıllarda “İslamın ilk emri oku” dergisinde dergicilik yaptı. Daha sonraları “Hayra Hizmet vakfı”nda çalıştı halen “Konya Kitapçılık” sahibi olarak kitap neşretmektedir. Ayrıntılı bilgi →
Abdullah Parlıyan meali ile okumaya başla
Enfal 1 / 75
1
Ey peygamber! Sana savaşlarda elde edilen enfâl hakkında sorarlar. De ki: Bütün ganimetler Allah'a ve O'nun elçisine aittir. Öyleyse yolunuzu, Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın, birbirinizle aranızı düzeltip kardeşlik bağlarını canlı tutun. Eğer gerçekten inanan kimselerseniz, Allah'ın ve peygamberin buyruklarına uyun.
A.Parlıyan 8:1
2
Gerçek mü'minler o kimselerdir ki, her ne zaman Allah'tan söz edilse, kalpleri korkuyla titrer ve kendilerine, her ne zaman O'nun ayetleri onlara okunduğunda, imanları artar ve Rablerine daima güvenip, dayanırlar.
A.Parlıyan 8:2
3
Onlar ki, namazlarında devamlı ve kararlıdırlar; kendilerine rızık olarak bahşettiğimiz şeylerden başkalarının yararına harcarlar.
A.Parlıyan 8:3
4
İşte böyleleridir gerçekten inanmış olanlar. Rablerinin katında dereceler, bağışlanma ve çok değerli bir rızık vardır onlara...
A.Parlıyan 8:4
5
Nitekim Rabbin hak uğrunda, seni savaşmak üzere evinden çıkarmıştı da, mü'minlerden bir kısmı, bundan hoşlanmamış, isteksizlik göstermişlerdi.
A.Parlıyan 8:5
6
Herşey açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri göz göre göre, ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle hak olan cihad konusunda tartışıyorlardı.
A.Parlıyan 8:6
7
Hani Allah iki düşman topluluğundan birisinin, sizin elinize düşeceği konusunda size söz vermişti; sizlerse güçsüz, silahsız olan kervan topluluğunun, elinize düşmesini arzu ediyordunuz. Allah da, sözleriyle hakkın hak olduğunu göstermek ve kendisinden gelen gerçekleri örtbas edenlerin, kökünü kazımak istiyordu.
A.Parlıyan 8:7
8
Böylece Allah, hakkın her zaman hak olduğunu, batılın da daima değersiz ve geçersiz olduğunu ortaya koyacaktı. Bu husus günaha gömülüp gidenlerin hoşuna gitmese bile.
A.Parlıyan 8:8
9
Hani, yardım için Rabbinize yalvarıp yakarmıştınız da, O da bunun üzerine, size şöyle cevap vermişti: “Size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim.”
A.Parlıyan 8:9
10
Allah bu yardımı yalnızca, bir müjde olsun diye ve onunla kalplerinizin yatışması için yapmıştı. Yardım ancak Allah'tandır. Çünkü Allah her zaman ve her yerde güçlüdür, yaptığı her işi yerli yerince yapandır.
A.Parlıyan 8:10
11
O vakit Allah sizi, kendisinden bir eminlik olmak üzere, hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi, kullanacağınız o su ile tertemiz yapmak, şeytanın içinize attığı kötü düşünce pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi iyice hakka bağlamak ve ayaklarınızı kaydırmayıp, sağlam tutmak için, gökten üzerinize su indirmişti.
A.Parlıyan 8:11
12
Hani Rabbin meleklere: “Şüphesiz ben sizinle beraberim. Haydi iman eden o mücahidleri, benim şu sözümle yüreklendirin” mesajını vahyetmişti. “Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin kalplerine, korku salacağım. Öyleyse ey mü'minler, onların boyunlarını vurun, parmaklarını kırın.”
A.Parlıyan 8:12
13
Bu onların Allah'a ve peygamberine karşı gelmelerindendir. Kim Allah'a ve peygamberine karşı gelirse bilsin ki, Allah'ın azabı çok zorludur.
A.Parlıyan 8:13
14
Ey Allah'ın düşmanları! Bu sizin içindir. Haydi öyleyse tadın onu; ve bilin ki, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri ateşli bir azap beklemektedir.
A.Parlıyan 8:14
15
Siz ey iman edenler! Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerle, toplu halde karşılaştığınızda, onlara arkanızı dönüp kaçmayın.
A.Parlıyan 8:15
16
Çünkü o gün, bir savaş taktiği gözetmeksizin, ya da bir başka mü'minler gurubuyla birleşme amacı gütmeksizin, her kim ki o gün arkasını dönüp kaçarsa, bilsin ki mutlaka Allah'ın gazabını üzerine çekmiş olacak ve varacağı yer de cehennem olacaktır. Ne kötü bir varış yeridir orası.
A.Parlıyan 8:16
17
Ve şunu iyi bilin ki, ey mü'minler! Düşmanı öldüren siz değildiniz, Allah'tı onları öldüren. Onlara attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Bu da Allah'ın güzel bir denemeyle mü'minleri denemesi içindi. Şüphesiz ki Allah, herşeyi iştendir, bilendir.
A.Parlıyan 8:17
18
İşte bu denemeydi Allah'ın istediği, Allah kendisinden gelen gerçekleri örtbas edenlerin düzenlerini, hep yıpratarak boşa çıkarandır.
A.Parlıyan 8:18
19
Ey Mekkeliler! Sizler zafer mi istiyordunuz? İşte zafer aleyhinize neticelenmiştir. Eğer küfürden ve düşmanlıktan vazgeçerseniz, bu sizin kendi iyiliğinize olacaktır. Her ne kadar çok da olsa, cemaatiniz size fayda etmeyecektir. Çünkü bilin ki, Allah ancak inananlarla beraberdir.
A.Parlıyan 8:19
20
Ey mü'minler! Allah'a ve rasulüne itaat edin, bağlılık gösterin ve artık O'nun mesajını işitmiş olduğunuz halde O'ndan yüz çevirmeyin.
A.Parlıyan 8:20
21
Ve böylece dinleyip kulak asmadıkları halde, işittik diyen münafıklar gibi olmayın.
A.Parlıyan 8:21
22
Gerçek şu ki, Allah katında yeryüzünde hareket eden canlıların en kötüsü ve en bayağısı; aklını kullanamadığı için Allah ve elçisinin buyruklarına karşı sağır ve dilsiz olanlardır.
A.Parlıyan 8:22
23
Eğer Allah onlarda iyi bir hal görseydi, onların mutlaka duyup işitmelerini sağlardı. Kaldı ki, onların hakkı duyup, işitmelerini sağlasaydı, dikbaşlı tutumları içinde, kuşkusuz yine haktan yüz çevirirlerdi.
A.Parlıyan 8:23
24
Ey iman edenler! Sizi canlandıracak, size hayat verecek, sizi düzeltecek mesajlara çağırdığı zaman, Allah ve elçisinin mesajına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve kişinin yöneleceği yöne göre kalbini o tarafa çevirir veya kişinin arzu ve eğilimlerinin yaptırmaya yönelttiği şeylerden alıkoyup caydırabilir. Sonuçta hepiniz O'nun yanında toplanacaksınız.
A.Parlıyan 8:24
25
Felaketler yönündeki imtihan ve belalara karşı uyanık ve duyarlı olun ki, o felaketler sizden yalnız varlık gayesine aykırı hareket edenlere musallat olmaz, hepinize ulaşır ve hepinizi perişan eder. Biliniz ki Allah'ın azabı şiddetlidir.
A.Parlıyan 8:25
26
Ve yeryüzünde azınlıkta, zayıf ve aciz durumda olduğunuzda insanların, sizi kapıp götürmesinden korktuğunuz günleri hatırlayın ki, O Allah sizi himaye etti, yardımıyla güç verip destekledi ve geçiminiz için temiz ve hoş rızıklardan bahşetti ki, sonunda şükredesiniz.
A.Parlıyan 8:26
27
O halde ey iman edenler! Allah'a ve elçiye karşı hainlik etmeyin. Bilip dururken kendi emanetlerinize, hainlik eder misiniz?
A.Parlıyan 8:27
28
Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak sizin için bir sınavdır. En büyük mükafat ise Allah katındadır.
A.Parlıyan 8:28
29
Ey iman edenler! Yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışırsanız, O size hakkı batıldan ayırmaya yarayan bir ölçü, yani ahlaki ve manevi planda değerlendirme yeteneği verecek ve kötülüklerinizi silip örtecek, sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah bağış ve cömertliğinde sınırı olmayandır.
A.Parlıyan 8:29
30
Ve hatırla ey peygamber! Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye şartlanmış olanlar, seni tebliğden alıkoyup durdurmak yani tutuklamak, öldürmek, yahut sürgün etmek için sana karşı nasıl tuzaklar kuruyorlardı. Onlar hep böyle tertipler peşinde koşarlarken, Allah onların bu düzenlerini boşa çıkarıverdi, çünkü Allah bütün tuzak kuranların üstündedir.
A.Parlıyan 8:30