Ana SayfaMealler › Abdullah Parlıyan
AP

Abdullah Parlıyan

Kur'an-ı Kerim ve Özlü Tefsir
2016
Bu mealle oku
1951 yılında Konya´da doğdu. ilkokulu, İmam Hatib Lisesini ve Yüksek İslam Enstitüsünü Konya’da okudu ve 1974 yılında mezun oldu. 1970 li yıllarda “İslamın ilk emri oku” dergisinde dergicilik yaptı. Daha sonraları “Hayra Hizmet vakfı”nda çalıştı halen “Konya Kitapçılık” sahibi olarak kitap neşretmektedir. Ayrıntılı bilgi →
Abdullah Parlıyan meali ile okumaya başla
Kıyame 1 / 40
1
Andolsun kıyamet gününe.
A.Parlıyan 75:1
2
Ve andolsun kendi kendini kınayıp duran pişmanlık çeken kişiye.
A.Parlıyan 75:2
3
İnsan, onu tekrar diriltip kemiklerini yeniden bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?
A.Parlıyan 75:3
4
Hayır, kesinlikle değil. Kemiklerini parmak uçlarına varıncaya kadar bütün özellikleriyle yeniden meydana getirmeye gücümüz yeter.
A.Parlıyan 75:4
5
Hayır, insan ileride olacak olan kıyameti yalanlamak ister.
A.Parlıyan 75:5
6
Ve alay ederek: “Şu kıyamet günü ne zaman gelecekmiş?” diye sorar.
A.Parlıyan 75:6
7
Gözler hayretten kamaşıp şaşırdığı zaman.
A.Parlıyan 75:7
8
Ay tutulup kapkara kesildiği zaman.
A.Parlıyan 75:8
9
Güneş ve ay her ikisi birden yokluğa sürüklendiğinde,
A.Parlıyan 75:9
10
o gün insan haykırarak “Eyvah kaçacak yer nerede?” der.
A.Parlıyan 75:10
11
Hayır, o gün kaçacak ve sığınılacak yer bulunmaz.
A.Parlıyan 75:11
12
O gün varıp durulacak tek yer Rabbinin huzurudur.
A.Parlıyan 75:12
13
O gün insanın yapıp öne sürdüğü veya yapmayıp geri bıraktığı iyilik ve kötülük herşey kendisine bildirilmiş olacak.
A.Parlıyan 75:13
14
Hayır, aslında insan kendi aleyhine şahitlik yapacak.
A.Parlıyan 75:14
15
Mazeretler bulup kendi yaptıklarını gizlemeye çalışsa bile.
A.Parlıyan 75:15
16
Ey peygamber! Sana inen vahyi acele belleyip ezberlemek için dilini kıpırdatma.
A.Parlıyan 75:16
17
Çünkü O'nu senin kalbine yerleştirmek ve gerektiğinde okutturmak bizim işimizdir.
A.Parlıyan 75:17
18
O halde biz O'nu Cebrâil'in diliyle okuduğumuzda sen de O'nun okuyuşunu izleyerek O'na uy.
A.Parlıyan 75:18
19
O'nu anlatıp bildirmekte şüphesiz bize düşer.
A.Parlıyan 75:19
20
Hayır, siz dünya hayatının geçici, geçip giden şeylerini seviyorsunuz.
A.Parlıyan 75:20
21
Ama öteki dünyayı ve hesap gününü hiç düşünmüyorsunuz!
A.Parlıyan 75:21
22
Bazı yüzler o gün mutlulukla parlayacak,
A.Parlıyan 75:22
23
Rablerine bakarken.
A.Parlıyan 75:23
24
Nice yüzler var o gün asık ve kararmıştır.
A.Parlıyan 75:24
25
Kendisine, belini bükecek işlerin yapılacağını anlar.
A.Parlıyan 75:25
26
Hayır, can boğaza gelip köprücük kemiklerine gelip dayanınca,
A.Parlıyan 75:26
27
insanlar: “Bunu tedavi edebilecek kim vardır?” diyecekler.
A.Parlıyan 75:27
28
Ölecek kişi kendisi de bilir ki, bu ayrılma vaktidir.
A.Parlıyan 75:28
29
Bacak bacağa dolaşıp kımıldayamayacak hale geldi mi,
A.Parlıyan 75:29
30
işte o zaman gidişinin Rabbine olduğunu hisseder.
A.Parlıyan 75:30