Ana SayfaMealler › Abdullah Parlıyan
AP

Abdullah Parlıyan

Kur'an-ı Kerim ve Özlü Tefsir
2016
Bu mealle oku
1951 yılında Konya´da doğdu. ilkokulu, İmam Hatib Lisesini ve Yüksek İslam Enstitüsünü Konya’da okudu ve 1974 yılında mezun oldu. 1970 li yıllarda “İslamın ilk emri oku” dergisinde dergicilik yaptı. Daha sonraları “Hayra Hizmet vakfı”nda çalıştı halen “Konya Kitapçılık” sahibi olarak kitap neşretmektedir. Ayrıntılı bilgi →
Abdullah Parlıyan meali ile okumaya başla
Araf 1 / 206
1
Elif, Lâm, Mîm, Sâd.
A.Parlıyan 7:1
2
Bu kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için, sana indirilen bir kitaptır. Onun için bunu tebliğ ederken, kâfirlerin karşı gelmelerinden ve görevinin zorluğundan dolayı kalbinde bir sıkıntı olmasın.
A.Parlıyan 7:2
3
Rabbinizden size indirilen Kur'ân'a uyun, O'ndan başka lider ve önderlerin ardında gitmeyin. Bu öğüdü ne kadar da az tutuyorsunuz aklınızda.
A.Parlıyan 7:3
4
Bize ve elçilerimize baş kaldıran topluluklardan nicesini, gece vakti veya güpegündüz dinlenirken, ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir.
A.Parlıyan 7:4
5
Ve cezamız başlarına koptuğu zaman, kendi kendilerine “Vah bize, biz gerçekten yaratılış gayesine aykırı hareket edenlerdendik” demekten başka, söyleyecek sözleri olmamıştır.
A.Parlıyan 7:5
6
Ve bu yüzden kendilerine ilâhî bir mesaj gönderilen herkesi, hiç şüphesiz yargı gününde hesaba çekeceğiz ve yine hiç şüphesiz mesajla gönderilenlerin kendilerini de, yani elçileri, görevlileri, peygamberleri de mutlaka hesaba çekeceğiz.
A.Parlıyan 7:6
7
Ve sonra kendilerine mutlaka yapıp ettikleri hakkındaki şaşmaz bilgimizi açacağız. Çünkü hiçbir zaman onlardan uzak değildik.
A.Parlıyan 7:7
8
Ölçme ve tartma işi o gün dosdoğru gerçekleşecek ve tartıda doğru ve yararlı davranışlarının yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar.
A.Parlıyan 7:8
9
“Doğru ve yararlı işler bakımından tartıda yükü hafif gelenler ise mesajlarımızı yakışık almaz biçimde karşılamaları sebebiyle kendilerini zarar ve ziyana sokanlardan olacaklardır.”
A.Parlıyan 7:9
10
Ve ey insanlar! Sizi yeryüzüne, gerçekten rahat ve huzurlu bir vaziyette yerleştirdik ve size orada geçiminizi sağlayacak şeyler verdik. Hal böyleyken, ne kadar da az şükrediyorsunuz!
A.Parlıyan 7:10
11
Evet gerçekten de sizi yarattık, sonra size biçim verdik; ve sonra meleklere: “Adem'in önünde secde edin” dedik. Bunun üzerine İblisin dışında, onların hepsi secde ettiler de birtek o secde edenler arasında yer almadı.
A.Parlıyan 7:11
12
Ve Allah: “Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan neydi?” dedi. İblis de, ben O'ndan üstünüm; çünkü beni ateşten, O'nu ise balçıktan yarattın, diye cevap verdi.
A.Parlıyan 7:12
13
Allah: “Madem öyle, haydi in o bulunduğun konumdan; çünkü orada büyüklük taslayıp kafa tutman yakışık almaz. Çık git, artık sen gerçekten alçaklardansın.”
A.Parlıyan 7:13
14
İblis: “Bana, herkesin ölümden kaldırılacağı güne kadar zaman ver” dedi.
A.Parlıyan 7:14
15
Ve Allah “Tamam, sen artık mühlet verilenlerden oldun” diye buyurdu.
A.Parlıyan 7:15
16
Bunun üzerine İblis: “Madem ki benim yoldan çıkıp hataya düşmeme ve sapmama izin verdin, ben de gidip senin dosdoğru yolunun üzerinde, onlar için pusu kurup oturacağım.
A.Parlıyan 7:16
17
Sonra andolsun, o kullarının önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım onlara; ve sen onlardan çoğunu, şükreden kimselerden bulamayacaksın.”
A.Parlıyan 7:17
18
Ve Allah: Defol bulunduğun o yerden, gözden düşmüş ve kovulmuş olarak! Ve onlardan sana uyacak olanlara gelince, hiç şüpheniz olmasın, cehennemi topluca sizinle dolduracağım.
A.Parlıyan 7:18
19
Ve sana gelince ey Adem! Sen ve eşin, yerleşin bu cennette; ve neyi gönlünüz çekerse yiyin; ama sakın şu ağaca yaklaşmayın, yoksa yaratılış gayenizin dışına çıkan kimselerden olursunuz.
A.Parlıyan 7:19
20
Derken şeytan harekete geçip, örtülmüş olan utanç yerlerini kendilerine göstermek için ikisine birden fısıldayarak: “Rabbiniz sizi bu ağaçtan ancak, melek olmanız veya burada ebedi olarak kalanlardan olmamanız için yasaklamıştır” dedi.
A.Parlıyan 7:20
21
Ve onlara: “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim” diye de yemin etti.
A.Parlıyan 7:21
22
Ve böylece onları yanıltıcı düşüncelerle yönlendirdi. Fakat o ikisi sözü geçen ağaçtan tattıklarında, birden utanç yerleri açılıp ortaya çıktı ve çıplaklıklarının farkına vardılar ve cennetteki yapraklarla üzerlerini örtmeye koyuldular. Bunun üzerine, Rableri onlara şöyle seslendi: “Ben size o ağacı yasaklamamış mıydım? Ve şeytanın göze görünmese de size apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?”
A.Parlıyan 7:22
23
O ikisi: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik, yaratılış gayemize aykırı hareket ettik; bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen, büyük zarara uğrayanlardan olacağız” dediler.
A.Parlıyan 7:23
24
Allah: “İnin, bundan böyle, birbirinize düşman olarak” dedi. “Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşip kalmak ve yararlanıp geçinmek vardır” buyurdu.
A.Parlıyan 7:24
25
“Orada yaşar, orada ölür ve oradan tekrar dirilip çıkarılırsınız” buyurdu.
A.Parlıyan 7:25
26
Ey ademoğulları! Size şeytanın açmak istediği, çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve süs kıyafetleri yarattık veya size giyim kuşam yapma bilgisini öğrettik. Ama Allah'a karşı sorumluluk bilincinin sağladığı örtü, herşeyin üstündedir. İşte bu nimetler, Allah'ın yüce kudretine delalet eden belgelerdendir. Ola ki, düşünür de öğüt alırlar.
A.Parlıyan 7:26
27
Ey ademoğulları! Şeytanın, anababanızın çirkin yerlerini kendilerine göstererek, elbiselerini soyarak, cennetten çıkardığı gibi sizi de ayartmasına izin vermeyin. Doğrusu o şeytan ve yandaşları da sizin onları göremiyeceğiniz yerde ve biçimde sizi pusuda bekliyor. Gerçek şu ki, biz şeytanları inanmayanların dostları yaptık.
A.Parlıyan 7:27
28
Bunun içindir ki, iman etmezler ve ne zaman utanç verici bir iş işleseler, biz atalarımızı da bu işi yapar halde bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize, derler hemen. De ki: “Bakın Allah, asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Yoksa siz bilmediğiniz bir şeyi mi Allah'a karşı iftirada bulunup, söylüyorsunuz?”
A.Parlıyan 7:28
29
De ki: Benim Rabbim, yalnızca doğru olanın yapılmasını emretmiştir. Her secde edilecek yerde yüzlerinizi O'na yöneltin ve dini yalnız kendisine has kılarak, O'na yalvarın. Başlangıçta nasıl sizi yaratan oysa, döneceğiniz kimse de O'dur.
A.Parlıyan 7:29
30
O sizden bazılarını, doğru yola yönelterek onurlandıracak; ama bazılarınız için de doğru yoldan sapmak kaçınılmaz olacak. Çünkü bakın, onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinecekler, hem de böylelikle doğru yolu bulmuş olduklarını sanarak.
A.Parlıyan 7:30