Ana SayfaMealler › Abdullah Parlıyan
AP

Abdullah Parlıyan

Kur'an-ı Kerim ve Özlü Tefsir
2016
Bu mealle oku
1951 yılında Konya´da doğdu. ilkokulu, İmam Hatib Lisesini ve Yüksek İslam Enstitüsünü Konya’da okudu ve 1974 yılında mezun oldu. 1970 li yıllarda “İslamın ilk emri oku” dergisinde dergicilik yaptı. Daha sonraları “Hayra Hizmet vakfı”nda çalıştı halen “Konya Kitapçılık” sahibi olarak kitap neşretmektedir. Ayrıntılı bilgi →
Abdullah Parlıyan meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn veya hokkaya, kaleme ve yazdıklarına andolsun ki;
A.Parlıyan 68:1
2
Rabbinin sana verdiği her türlü nimetler sayesinde şımarıp dengesini kaybeden bir çılgın ve deli değilsin.
A.Parlıyan 68:2
3
Sabırla yaptığın peygamberlik görevinden dolayı senin için ardı arkası kesilmeyen bir mükafat vardır.
A.Parlıyan 68:3
4
Çünkü sen üstün bir hayat tarzına ve yüksek bir karaktere sahipsin.
A.Parlıyan 68:4
5
Yakında sen de görürsün, seni şimdi küçümseyenler de görecekler
A.Parlıyan 68:5
6
hanginizin akıldan yoksun olduğunu.
A.Parlıyan 68:6
7
Şüphesiz senin Rabbin kimlerin kendi yolundan saptığını ve kimlerin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.
A.Parlıyan 68:7
8
O halde gerçekleri yalanlayanları dinleyip onlara uyma.
A.Parlıyan 68:8
9
Onlar senin kendilerine yumuşak davranıp yağ yakmanı isterler ki, kendileri de sana yumuşak davranıp inanmadıkları halde yağcılık yapsınlar.
A.Parlıyan 68:9
10
O halde itaat edip uyma, çok yemin edip duran alçaklara,
A.Parlıyan 68:10
11
ayıp arayan kovuculukla söz getirip götürenlere,
A.Parlıyan 68:11
12
hayıra engel olan saldırgan günahkarlara,
A.Parlıyan 68:12
13
kaba, şerefsiz ve soysuz olan kimseye,
A.Parlıyan 68:13
14
mal, mülk, evlat sahibiymiş diye,
A.Parlıyan 68:14
15
böylesine ayetlerimiz okununca, “eskilerin masallarıdır” der.
A.Parlıyan 68:15
16
Biz yakında onun burnunu, kibrini kıracak ve yakasını kurtaramayacağı bir zilletle damgalayacağız.
A.Parlıyan 68:16
17
İçinde her türlü meyveler bulunan bahçe sahiplerini bela vererek imtihan ettiğimiz gibi Mekke'lileri de açlık ve kıtlıkla bela verip imtihan ettik. Hani o bahçe sahipleri sabah olunca erkenden kimse görmeden mahsulleri toplamaya yemin etmişlerdi.
A.Parlıyan 68:17
18
Allah dilerse şeklinde Allah'ın iradesi ile ilgili hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı.
A.Parlıyan 68:18
19
Onlar daha uykuda iken Rabbinden gelen bir felaket bahçeyi kapladı ve sardı.
A.Parlıyan 68:19
20
Derken bahçe kapkara kesilip çorak bir yere dönüvermişti.
A.Parlıyan 68:20
21
Bahçe sahipleri sabahleyin birbirlerine sesleniyorlardı.
A.Parlıyan 68:21
22
Mahsüllerinizi toplayacaksanız erkence koşup gidin.
A.Parlıyan 68:22
23
Derken yola düştüler, birbirlerine gizlice diyorlardı ki:
A.Parlıyan 68:23
24
“Bugün hiçbir yoksula yol vermeyin, yanınıza sokulmasın sakın.”
A.Parlıyan 68:24
25
Ve kendilerini yoksullara birşey vermemeye güçleri yeter zannederek erkenden bahçelerine gittiler.
A.Parlıyan 68:25
26
Ama bahçeyi o perişan haliyle görünce: “Herhalde biz yanlış yere gelmişiz, bizim bahçe burası değildir veya biz sapık insanlarız fakir ve yoksulları haklarından mahrum etmeye çalışıyoruz” dediler.
A.Parlıyan 68:26
27
Sonra yanlış yere gelmediklerini ve Allah'ın bir cezası ve imtihanı olduğunu anladıklarında: “Biz mahrum bırakılmışız” dediler.
A.Parlıyan 68:27
28
Aralarında en aklı selim sahibi olan en uygun düşüneni: “Ben size Allah'ın sınırsız şanını yüceltmelisiniz dememişmiydim?” deyince,
A.Parlıyan 68:28
29
onlar da: “Rabbimizin şanı yücedir, doğrusu biz yaratılış gayemize aykırı hareket ediyormuşuz” dediler.
A.Parlıyan 68:29
30
Sonra dönüp birbirlerini kınamaya başladılar.
A.Parlıyan 68:30