1
Andolsun Tûri Sîna Dağına,
2
satır satır yazılmış kitaba,
3
yayılmış açık kağıt ve deriler üzerine,
4
hac, umre ziyaretçileri ve meleklerle şenlenmiş olan eve,
6
taşkın, coşkun ve dalgalanıp duran denize;
7
Gerçek şu ki, ey insanoğlu! Rabbin tarafından günahkarlar için hazırladığı azap, kesinlikle gerçekleşecektir.
8
Onu engelleyecek hiç birşey olmayacaktır.
9
O gün gök, bir sarsıntı ile sarsılacak.
10
Dağlar yerlerinden oynayıp, yürütülecek.
11
O gün gerçekleri yalan sayanların vay haline,
12
tüm hayatları boyunca tamamen boş şey ve boş işlerle oyalanıp duranların.
13
O gün onlar, itile kakıla cehennem ateşine sürüklenirler ve kendilerine denilir ki:
14
“Bu sizin yalanlamış olduğunuz cehennemdir.”
15
Peki bu cehennem de, bir büyü müdür yoksa, doğruluğunu görmeye yanaşmadığınız birşey mi?
16
Girin o cehenneme, artık ister sabredip katlanın, isterse katlanmayın sizin için farketmez, siz yalnızca yapmış olduğunuzun karşılığını görüyorsunuz.
17
Yollarını Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışanlar, cennetlerde ve nimetler içindedirler.
18
Rablerinin kendilerine bağışlayacağı şeyler ile mutluluk bulacaklar. Çünkü Rableri onları, o çok yakıcı cehennem azabından korumuştur.
19
“İşlediklerinize karşılık afiyetle, gönül huzuru içinde, yiyiniz, içiniz
20
sıra sıra dizilmiş mutluluk divanlarına uzanmış oldukları halde...” Onları saf, temiz, iri gözlü hurilerle evlendireceğiz.
21
Onlar ki, inandılar, soyları da imanda kendilerine uydu. Onları cennete sokarken soylarını da kendilerine eriştirip, cennete katmışızdır ve kendi amellerinin sevabından da, hiç birşey eksiltmemişizdir. Ama sonunda herkes kendi kazandığına bağlıdır, yani ona göre ceza veya mükafat görecektir.
22
Ve onlara, orada canlarının istediği meyvadan ve etten bol bol vermişizdir.
23
Orada birbirlerine öyle kadeh sunarlar ki, içtikleri şarabın etkisinden, ne boş şeylerden bahsetme var, ne de günaha sokma.
24
Kendilerine ait hizmetçiler etraflarında dönüp dolaşırlar, sanki onlar, sedefteki saklı inciler gibi pırıl pırıl saf ve temiz.
25
Cennetlikler birbirlerine dönüp sorarlar,
26
diyecekler ki: “Bakın, dünyada iken çoluk çocuğumuzun arasında yaşarken, günaha düşmekten ve sonumuzdan korku içindeydik.
27
Allah bize bol bol lütufta bulundu da, ta iliklere işleyen cehennem azabından korudu.
28
Biz bundan önce dünyada da, O'na yalvarıp ibadet ederdik. Çünkü O, iyiliği bol ve rahmeti geniştir.”
29
Öyleyse ey Muhammed! Sen bütün insanlara öğüt ver. Çünkü sen, Rabbinin nimeti sayesinde, inkârcıların dedikleri gibi ne bir kahinsin, ne de bir deli.
30
Yoksa onlar senin hakkında, O bir şairdir, zamanın tokadını yemesini bekliyoruz mu diyorlar?
Sonraki 19 ayet →