Ana SayfaMealler › Abdullah Parlıyan
AP

Abdullah Parlıyan

Kur'an-ı Kerim ve Özlü Tefsir
2016
Bu mealle oku
1951 yılında Konya´da doğdu. ilkokulu, İmam Hatib Lisesini ve Yüksek İslam Enstitüsünü Konya’da okudu ve 1974 yılında mezun oldu. 1970 li yıllarda “İslamın ilk emri oku” dergisinde dergicilik yaptı. Daha sonraları “Hayra Hizmet vakfı”nda çalıştı halen “Konya Kitapçılık” sahibi olarak kitap neşretmektedir. Ayrıntılı bilgi →
Abdullah Parlıyan meali ile okumaya başla
Zuhruf 1 / 89
1
Hâ, Mîm.
A.Parlıyan 43:1
2
Düşün gerçekleri apaçık ortaya koyan bu kitabı!
A.Parlıyan 43:2
3
O'nu düşünüp kavrayabilmeniz için, Arapça bir kitap olarak indirdik.
A.Parlıyan 43:3
4
O Kur'ân, katımızda bulunan ana kitapta mevcut olup şanı büyüktür ve hikmetle doludur.
A.Parlıyan 43:4
5
Siz ölçüyü taşıran bir toplumsunuz diye, şimdi o öğüt ve hatırlatma dolu Kur'ân'ı sizden uzaklaştırıp size bildirmekten vaz mı geçelim?
A.Parlıyan 43:5
6
Oysa biz, önce gelip geçen toplumlara, nice nice peygamberler gönderdik.
A.Parlıyan 43:6
7
Ama onlara ne kadar peygamber geldiyse, mutlaka onu alaya alıp eğlendiler.
A.Parlıyan 43:7
8
Onun için biz, kuvvetçe senin kavminden daha güçlü olanları helak ettik. O evvelki helak ettiğimiz toplumların örnekleri, nice ayetlerimizde anlatılmış geçmiştir.
A.Parlıyan 43:8
9
Eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, “Onları çok üstün, çok güçlü, herşeyi bilen Allah yarattı” derler.
A.Parlıyan 43:9
10
O Allah ki, yeryüzünü sizin için bir beşik yaptı. İstediğinizi elde etmek için de, orada yollar meydana getirmiştir.
A.Parlıyan 43:10
11
O Allah ki, gökten ihtiyacınıza göre belli ölçülerde su indirir de, onunla kupkuru ölü memleketlere hayat verir. İşte siz de böylece kabirlerinizden diriltilip çıkarılacaksınız.
A.Parlıyan 43:11
12
Ve O Allah bütün karşıt ve çiftleri de yaratandır ve bindiğiniz hayvanları ve gemileri de yaratan O'dur
A.Parlıyan 43:12
13
ki, böylece onlara üzerlerine binip yerleşince, Rabbinizin bunca nimetlerini hatırlayıp bütün bunları bizim hizmetimize veren Allah ne yücedir, yoksa biz onu zaptedip kendimize yanaştıramazdık.
A.Parlıyan 43:13
14
Ve şüphe yok ki biz, Rabbimize döneceğiz deyin diye, tüm binitleri sizin emrinize vermiştir.
A.Parlıyan 43:14
15
Ama hâlâ o inkârcı putperestler kullarından bir kısmını, O'ndan bir parça sayarak O'na ortak koştular. Böyle düşünen insan, gerçekten apaçık bir nankördür.
A.Parlıyan 43:15
16
Yoksa Allah yarattıklarından kızları kendisine aldı da, oğulları size mi bıraktı? Bu nasıl söz?
A.Parlıyan 43:16
17
Nitekim o putperestlerden birine, Rahman'a kolayca isnat ettiği kız çocuğunun doğumu müjdelenince, yüzü kararır ve içi öfkeyle dolar.
A.Parlıyan 43:17
18
Süs içinde yetiştirilip tartışmayı ve kavgayı beceremeyecek ve istediğini söyleyemeyecek olan kız çocuklarını mı Allah'a isnat ediyorlar.
A.Parlıyan 43:18
19
Rahman'ın kulları olan melekleri, dişiler sınıfına soktular, yoksa onların yaratılışını mı gördüler? Onların bu saçma iddiası kaydedilecek ve böyleleri hesap günü bu suçlarından dolayı sorguya çekilecekler.
A.Parlıyan 43:19
20
Ve Rahman olan Allah isteseydi, kulluk etmezdik o putlara derler. Onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece saçmalayıp yalan söylüyorlar.
A.Parlıyan 43:20
21
Yoksa onlara bu kitaptan önce bir kitap mı verdik de, ona sımsıkı tutunuyorlar?
A.Parlıyan 43:21
22
Hayır! “Biz atalarımızı belli bir inanç üzerinde bulduk ve ancak onların izinden giderek doğru yolu buluyoruz” derler.
A.Parlıyan 43:22
23
İşte böyle ey Muhammed! senden önce de hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, o şehrin hali vakti yerinde olanları şöyle dediler: “Doğrusu biz babalarımızı bir din ve inanç üzerinde bulduk ve biz de onların izinden gideriz.”
A.Parlıyan 43:23
24
Peygamberleri onlara dedi ki: “Ben size, babalarınızdan kalma dininizden daha doğrusunu getirecek olsam da, yine babalarınızın yolunu mu tutarsınız?” Onlar da: “Biz senin getirdiğin şeyleri tanımıyoruz” dediler.
A.Parlıyan 43:24
25
Biz de onlardan intikam aldık, işte bakın yalanlayanların sonu ne oldu?
A.Parlıyan 43:25
26
Hani bir zamanlar İbrahim babasına ve toplumuna demişti ki: “Şüphesiz ben, sizin kulluk ettiklerinizden tamamıyle uzağım.
A.Parlıyan 43:26
27
Ben, ancak beni yoktan var edene taparım. Muhakkak ki O, beni doğru yola iletecektir.”
A.Parlıyan 43:27
28
İbrahim bu tek Allah'a inanma sözünü hakka dönsünler diye, zürriyeti arasında yaşayacak bir vasiyyet olarak bıraktı.
A.Parlıyan 43:28
29
Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçekleri içeren kitap ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.
A.Parlıyan 43:29
30
Fakat onlara gerçekleri içeren mesajım gelince: “Bu bir büyüdür ve biz onu inkâr edenleriz” dediler.
A.Parlıyan 43:30