Ana SayfaMealler › Abdullah Parlıyan
AP

Abdullah Parlıyan

Kur'an-ı Kerim ve Özlü Tefsir
2016
Bu mealle oku
1951 yılında Konya´da doğdu. ilkokulu, İmam Hatib Lisesini ve Yüksek İslam Enstitüsünü Konya’da okudu ve 1974 yılında mezun oldu. 1970 li yıllarda “İslamın ilk emri oku” dergisinde dergicilik yaptı. Daha sonraları “Hayra Hizmet vakfı”nda çalıştı halen “Konya Kitapçılık” sahibi olarak kitap neşretmektedir. Ayrıntılı bilgi →
Abdullah Parlıyan meali ile okumaya başla
Mümin 1 / 85
1
Hâ, Mîm.
A.Parlıyan 40:1
2
Bu kitabın indirilişi, çok güçlü olan, herşeyi bilen Allah tarafındandır,
A.Parlıyan 40:2
3
günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, intikamı çetin, lütuf sahibidir. O'ndan başka gerçek ilah yoktur, varış O'nadır.
A.Parlıyan 40:3
4
Allah'ın ayetleri hakkında, inkâra saplananlardan başkası sürtüşüp tartışmaz. Sakın! onların yeryüzünde, refah ve zevk içinde keyiflerince dolaşmaları seni yanıltmasın.
A.Parlıyan 40:4
5
Onlardan önce Nuh kavmi, sonra da Allah'ın elçilerine karşı birleşen öteki kavimlerin tümü, peygamberleri ve gelen mesajları yalanladılar. Bu toplulukların herbiri, kendilerine gönderilen elçileri yakalayıp öldürmek için, onlara karşı tuzaklar kurdular ve tek gerçeği boşa çıkarmak için, değersiz ve geçersiz delillerle karşı koydular. Bu yüzden onları yakaladım, azabım nasıl olurmuş görsünler.
A.Parlıyan 40:5
6
Böylece Rabbinin kendisinden gelen gerçekleri örtbas edenler hakkındaki: “Onlar cehennemliktir” sözü yerini bulmuş oldu.
A.Parlıyan 40:6
7
Arşı taşıyan, bir de O'nun etrafında bulunan melekler, Rablerinin yüceliğini hamd ile tenzih ve tesbih ederler ve O Allah'a iman ederler ve diğer mü'minlerin bağışlanmasını isterler: “Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin herşeyi kuşatmıştır, o halde tevbe edenleri, senin yoluna uyup gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru!
A.Parlıyan 40:7
8
Rabbimiz, onları da babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi hal ve güzel ahlak üzere olanları da, kendilerine vadettiğin Adn cennetlerine koy, şüphesiz ki sen, çok güçlü ve çok üstünsün, yaptığın herşeyi yerli yerince yapansın.
A.Parlıyan 40:8
9
Ve onları kötü işler yapmaktan da koru, o hesap günü kötü işlerin lekesinden kimi korursan, ona rahmet etmişsindir. İşte bu da büyük bir kurtuluştur.”
A.Parlıyan 40:9
10
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere şöyle seslenilir: “İmana çağrıldığınız halde, gerçekleri inkâra devam ettiğiniz zaman, Allah'ın size karşı öfkesi, sizin kendinize karşı duyduğunuz şu anki öfkenizden daha büyüktür!”
A.Parlıyan 40:10
11
Bunun üzerine “Ey Rabbimiz!” diye feryat edecekler. “Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Peki günahlarımızı itiraf ettiğimiz şu anda, bir kurtuluş yolu yok mudur?”
A.Parlıyan 40:11
12
Ve onlara şöyle denilecek: “Bu duruma düşmenizin sebebi şudur; Çünkü siz, tek olan Allah'a her çağrıldığınızda, inkâr ettiniz, ama O'na ortak koşulunca hemen inandınız. Artık hüküm, büyük ve yüce Allah'ındır.”
A.Parlıyan 40:12
13
O Allah ki, size apaçık alametlerini ve delillerini gösteriyor ve size gökten rızıklar indiriyor. Ama ancak O'na yönelip gönül verenlerden başkası, bundan bir ders çıkarmaz.
A.Parlıyan 40:13
14
O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler hoşlanmasa da, siz ey mü'minler! Dini Allah'a has kılarak, içten bir inançla gösterişten uzak, samimiyetle O'na dua edip yalvarın.
A.Parlıyan 40:14
15
Dereceleri yükselten Arşın sahibi Allah, insanları gök ehli ile yer ehlinin Allah'la kullarının kavuşacakları günün gelip çatacağı konusunda uyarması için kullarından dilediğine vahyini indirir
A.Parlıyan 40:15
16
ki, o gün onlar kabirlerinden fırlayıp çıkarlar, onlardan günah, sevap, gizli açık hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. O gün Allah onlara sorar: “Bugün mülk, hükümranlık kimindir?” Ve cevabını da verir: “Elbette bütün varlıklar üzerinde mutlak otorite sahibi olan, tek Allah'ındır.”
A.Parlıyan 40:16
17
O gün, herkes kazandığının karşılığını görür, o gün hiçbir kimseye hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz. Şüphesiz Allah hesabı çarçabuk görendir.
A.Parlıyan 40:17
18
Onları yaklaşmakta olan kıyamet günü ile korkut. O gün yürekler gırtlaklara dayanır, o gün yaratılış gayesi dışında yaşantı sürdürenler ne bir dost bulacaklar, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi.
A.Parlıyan 40:18
19
Çünkü Allah art niyetli bakışların ve kalplerin gizlediği ihtiras ve tutkuların da farkındadır.
A.Parlıyan 40:19
20
Allah gerçek ve adaletle hükmeder. O'nu bırakıp yalvardıkları şu varlıklar ise, hiçbir konuda, hiçbir hüküm veremezler, çünkü yalnızca Allah'tır herşeyi işiten ve gören.
A.Parlıyan 40:20
21
Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce yaşamış olan inkârcıların sonunun ne olduğunu görmezler mi? Onlar kendilerinden daha güçlüydüler ve yeryüzünde, daha derin izler bırakmışlardı, ama Allah onları günahlarından dolayı yakaladı ve o zaman kendilerini, Allah'a karşı koruyacak bir kimse bulamadılar.
A.Parlıyan 40:21
22
Bu böyledir çünkü kendi peygamberleri onlara, apaçık belgelerle, kesin delillerle gelirdi de O'nu inkâr ederlerdi. Bu yüzden, Allah onları tutup yakalayıverdi. Çünkü Allah, çok kuvvetli ve güçlüdür, ceza vermekte de pek şiddetlidir.
A.Parlıyan 40:22
23
Biz Musa'yı mesajlarımızla ve bizden aldığı apaçık bir yetki ile göndermiştik.
A.Parlıyan 40:23
24
Firavun'a, Hâmân'a ve Kârûn'a; ama onlar yalnızca: “O bir büyücüdür, bir yalancıdır!” demişlerdi.
A.Parlıyan 40:24
25
Musa onlara bizden aldığı gerçekleri getirdiğinde dediler ki: “Onlarla beraber inananların kadınlarını sağ bırakıp oğullarını öldürün!” Ama gerçekten, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin hile ve düzenleri, her zaman boş ve neticesizdir.
A.Parlıyan 40:25
26
Firavun dedi: “Bırakın, Musa'yı öldüreyim de Rabbine yalvarsın bakalım, O Musa'yı kurtaracak mı? Dikkat edin, ben O'nun dininizi değiştireceğinden, yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum!”
A.Parlıyan 40:26
27
Buna karşılık Musa dedi ki: “Ben hesap gününe inanmayan, her kibirlinin şerrinden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım.”
A.Parlıyan 40:27
28
O anda, inancını o güne kadar gizlemiş olan Firavun ailesinden bir mü'min şöyle haykırdı: “Rabbim Allah'tır dediği için, bir adamı öldürecek misiniz? Oysa O size Rabbinizden açık belgeler, kesin deliller getirmiştir. Eğer O bir yalancı ise, yalanı kendi aleyhine dönecektir. Ama gerçeği söylüyorsa, sizi uyardığı azabın bir kısmı başınıza gelecek. Çünkü Allah, ölçüyü taşıran ve çok yalan söyleyeni hidayete erdirmez.
A.Parlıyan 40:28
29
Ey kavmim! Bugün hükümranlık sizindir ve yeryüzünün en güçlüsü sizlersiniz, fakat Allah'ın cezası başımıza gelirse, bizi ondan kim kurtaracak?” Firavun dedi ki: “Ben size, ancak doğru gördüğümü gösteriyorum ve ben sizi ancak, doğru yola götürüyor ve o yola çağırıyorum.”
A.Parlıyan 40:29
30
Bunun üzerine o inanan adam: “Ey kavmim!” diye haykırdı. “Ben peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün azabına uğrayacaksınız diye korkuyorum,
A.Parlıyan 40:30