2
Bizanslı Rûmlar yenilgiye uğradılar.
3
Bizans ordusu Arapların yurtlarının bulunduğu yakın bir yerde yenildiler. Fakat onlar bu yenilgilerinden sonra, yeniden üstünlük sağlayacaklar.
4
Bir kaç yıl içinde; çünkü karar yetkisi eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün inananlar sevineceklerdir.
5
Allah'ın yardımına; çünkü O dilediğine yardım eder. O güçlüdür, gücüne hiçbir güç erişemez, O çok acıyan ve merhamet edendir.
6
Bu Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden asla dönmez. Ama insanların çoğu bilmezler.
7
Onlar bu dünya hayatının, yalnız görünen tarafını tanırlar, ahiretten ise tamamen habersizdirler.
8
Hiç olmazsa, kendi kendilerine düşünmezler mi ki, Allah gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri, gerçek uyumlu, düzenli ve belirtilmiş bir zaman için yaratmıştır. İnsanlardan çoğu, sonunda Rablerine kavuşacaklarını hâlâ inatla reddederler.
9
Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce yaşamış olanların sonlarının ne olduğunu görmediler mi? Onlar ki, kendilerinden daha güçlü idiler, yeryüzünü onlardan daha çok değerlendirmiş, daha derin izler bırakmışlardı ve dünyayı daha fazla mamur etmişlerdi. Onlara da elçiler, delillerle gelmişlerdi. Gerçekleri reddedip sonunda yok olup gittiklerinde, Allah onlara haksızlık yapmış değildi, ama onlar kendi kendilerine haksızlık edip, yaratılış gayesi dışında yaşamaya çalışmışlardı.
10
Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onları alaya alıp, eğlenerek kötülük işleyenlerin sonu ne fena olmuştur.
11
İnsanı yoktan var eden Allah, sonra onun ölümünün ardından diriltip, tekrar yaratır. Nihayet hepiniz O'na döndürülüp götürüleceksiniz.
12
Kıyamet koptuğu gün, günahlara batmış olanlar, hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
13
Çünkü Allah'a ortak koştukları putlarından, kendilerine hiçbir şefaatçi çıkmaz. Onlar o zaman ister istemez, ortaklarını inkâr edip reddederler.
14
Kıyamet saati gelip çattığı gün, mü'min ve kâfirler birbirlerinden ayrılırlar.
15
İman edip, doğru dürüst işler yapanlar, cennet bahçelerinde nimetlerden yararlanır ve sevinirler.
16
Gerçekleri reddedip, mesajlarımızı inkâr edenlere ve böylece ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, artık onlardır azap için hazırlananlar.
17
Öyleyse akşamladığınızda ve sabah kalktığınızda, Allah'ın sınırsız şanını yüceltin.
18
Göklerde ve yerde her türlü eksiksiz övgünün, O'na mahsus olduğunu görerek, öğle ve akşam vaktine girerken de, O'nun şanını yüceltin.
19
O ölüden diriyi meydana getirendir, diriden de ölüyü, toprağı ölümünden sonra tekrar canlandıran O'dur. İşte siz de, böylece kabirlerinizden çıkarılıp, yeniden bir hayata döndürüleceksiniz.
20
O'nun varlığının ve kudretinin açık belgelerinden biri de, sizi topraktan yaratmasıdır. Sonra siz, değişik şekil ve kabiliyetlerle yeryüzünün her tarafına dağılan birer insan oluverdiniz.
21
O'nun alametlerinden biri de sizin içinizden eşler yaratmasıdır, onlarla sükûnet bulup, huzura kavuşasınız diye, aranızda sevgi ve merhamet meydana getirmiştir. Şüphesiz bunda düşünen insanlar için, dersler ve ibretler vardır.
22
O'nun alametlerinden biri de, göklerin ve yerin yaratılması, renklerinizin ve dillerinizin ayrı ayrı olmasıdır. Şüphesiz bunlarda gerçekten bilenler için, alınacak dersler vardır.
23
O'nun alametlerinden biri de, gece ve gündüzdeki uykunuzdur ve O'nun verdiği rızkı aramanızdır. Şüphesiz bunda dinleyip anlamak isteyenler için mesajlar vardır.
24
Gözünüzün önünde size korku ve ümit veren şimşekler çaktırması ve gökten yağmur yağdırıp, onunla ölü toprağa can vermesi de, O'nun alametlerindendir. Akıllarını kullanan kimseler için de, bundan çıkarılacak dersler vardır.
25
Göklerin ve yerin, Allah'ın buyruğu altında sapasağlam durmaları da, O'nun alametlerindendir. Sonra sizi bir defa çağırınca, hesabınız görülmek üzere, kabirlerinizden çıkarılırsınız.
26
Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. Hepsi de ister istemez, O'nun buyruğuna boyun eğip, itaat etmektedir.
27
Yaratmayı ilk başlatan sonra ölümünden sonra tekrar yeniden yaratan O'dur. Bu O'nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde, en yüce örnek O'nundur. O güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç erişemez, O yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
28
Allah size kendinize ait bir şeyle örnek getirmektedir. Otoriteniz altında yaşayan kimselerden; sizi rızıklandırdığımız şeylerde size ortak olanlar var mı? Ve siz, o malların kullanım ve harcamalarında, onlarla bir olur musunuz? Onları mallarınıza ortak eder de, onlar da sizin korkup titrediğiniz gibi, o malların üstüne korkup titrerler mi? İşte akleden bir topluluğa, ayetlerimizi böylece açıklıyoruz.
29
Yaratılış gayesi dışında yaşamak isteyenler, hiçbir kesin bilgileri olmaksızın kendi arzu ve hevesleri peşinde giderler. Allah'ın bu şekilde saptırdıklarını, kim doğru yola iletebilir ve bu işte kim onlara yardım edebilir.
30
Artık sen, batıl olan herşeyden uzaklaşarak, yönünü tam bir samimiyetle hak olan dine çevir ki, O insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı, yani dini değiştirilemez. İşte budur dosdoğru din. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.
Sonraki 30 ayet →