Ana SayfaMealler › Abdullah Parlıyan
AP

Abdullah Parlıyan

Kur'an-ı Kerim ve Özlü Tefsir
2016
Bu mealle oku
1951 yılında Konya´da doğdu. ilkokulu, İmam Hatib Lisesini ve Yüksek İslam Enstitüsünü Konya’da okudu ve 1974 yılında mezun oldu. 1970 li yıllarda “İslamın ilk emri oku” dergisinde dergicilik yaptı. Daha sonraları “Hayra Hizmet vakfı”nda çalıştı halen “Konya Kitapçılık” sahibi olarak kitap neşretmektedir. Ayrıntılı bilgi →
Abdullah Parlıyan meali ile okumaya başla
Şuara 1 / 227
1
Tâ, Sîn, Mîm.
A.Parlıyan 26:1
2
Bunlar, apaçık kitabın ayetleridir.
A.Parlıyan 26:2
3
İnsanlardan bir kısmı, ulaştırdığın mesaja inanmıyorlar diye, üzüntüden neredeyse kendini tüketeceksin.
A.Parlıyan 26:3
4
Eğer biz dileseydik, gökten onları zorla imana getirecek bir ayet ve alamet indirirdik de, onun karşısında hemen ona baş eğerler ve inanırlardı.
A.Parlıyan 26:4
5
Fakat biz, böyle olmasını istemedik. Öyleyse sen, kendini yorma ve sıkıntıya sokma ve bu yüzden onlara ne zaman Rahmandan uyarıcı, hatırlatıcı yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.
A.Parlıyan 26:5
6
Nitekim işte bu mesajı da yalanladılar, ama alay edip durdukları şeylerin haberleri, yakında gelip çatacak onlara.
A.Parlıyan 26:6
7
Peki bunlar yeryüzüne hiç bakıpda düşünmediler mi? Orada her çeşitten, yani bitki, hayvan, insandan nice güzel türleri çıkarmışız.
A.Parlıyan 26:7
8
Şüphesiz bunda insanlar için çıkarılacak bir ders vardır. Fakat onların çoğu inanmazlar.
A.Parlıyan 26:8
9
Oysa senin Rabbin, gücüne erişilemeyen bir güç sahibi ve çok acıyıp esirgeyendir.
A.Parlıyan 26:9
10
Ve hatırla, hani Rabbin Musa'ya şöyle seslenmişti: “O yaratılış gayesi dışında yaşayan kavme git.
A.Parlıyan 26:10
11
Firavun'un kavmine, Hâlâ yollarını Allah'ın kitabıyla bulmayacaklar mı?”
A.Parlıyan 26:11
12
Musa: “Rabbim!” dedi. “Ben onların beni yalanlayacaklarından korkuyorum
A.Parlıyan 26:12
13
ve göğsüm daralıyor ve dilim dönmüyor. Kardeşim Harûn'a da peygamberlik vererek bana yardımcı kıl.
A.Parlıyan 26:13
14
Hem ben, onların gözünde suçluyum. Bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum.”
A.Parlıyan 26:14
15
Allah: “Hayır, asla seni öldüremezler” buyurdu. “Yine de siz ikiniz, mesajlarımızla gidin. Onların yapıp edeceklerini dinlemek üzere biz de sizinle beraberiz.
A.Parlıyan 26:15
16
Haydi şimdi ikiniz de Firavun'a gidin ve O'na deyin ki: Biz alemlerin Rabbinden bir mesaj getiriyoruz, O'nun elçileriyiz.
A.Parlıyan 26:16
17
İsrailoğullarını bırak, bizimle gelsinler.”
A.Parlıyan 26:17
18
Fakat Musa mesajını Firavun'a tebliğ edince, Firavun: “Biz, seni çocukken yanımızda yetiştirmemiş miydik” dedi “ve sen ömrünün pek çok yılını, bizim aramızda geçirmemiş miydin?
A.Parlıyan 26:18
19
Ama sonunda yapacağını yaptın ve nankör biri olduğunu gösterdin.”
A.Parlıyan 26:19
20
Musa dedi: “Ben o işi, henüz o anda sonucun ne olacağını bilmeyerek yaptım yani öldürmek için vurmadım.
A.Parlıyan 26:20
21
Sizden korkunca da, aranızdan hemen kaçtım, ama daha sonra bana Rabbim, doğruyla eğri arasında hüküm verebilme yeteneği bahşetti ve beni peygamberlerinden biri yaptı.
A.Parlıyan 26:21
22
Ve o başıma kaktığın iyiliğe gelince, bu İsrailoğullarını köleleştirmenin bir sonucu değil miydi?”
A.Parlıyan 26:22
23
Firavun: “Bu alemlerin Rabbi de kim oluyor?” dedi.
A.Parlıyan 26:23
24
Musa: “Eğer gerçekten doğruyu öğrenmek ve onu yürekten benimsemek istiyorsanız söyliyeyim. Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan herşeyin Rabbidir O” diye cevap verdi.
A.Parlıyan 26:24
25
Firavun çevresindekilere: “O'nun ne dediğini duydunuz mu?” dedi.
A.Parlıyan 26:25
26
Ve Musa: “O sizin de Rabbinizdir, gelip geçmiş atalarınızın da” diye devam etti.
A.Parlıyan 26:26
27
Firavun: “Size gönderildiğini iddia eden Rasûlünüz, düpedüz deli” dedi.
A.Parlıyan 26:27
28
Fakat Musa onun sözlerine aldırış etmeden devamla: “Doğunun, batının ve bu ikisi arasında kalan her yerin ve herşeyin Rabbidir O. Eğer aklınızı kullanırsanız, bu gerçeği kavrayabilirsiniz” dedi.
A.Parlıyan 26:28
29
Firavun: “Bak” dedi. “Eğer benden başka bir ilah benimsersen, seni mutlaka hapse attırırım.”
A.Parlıyan 26:29
30
Musa: “Size gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan birşey getirmiş olsamda mı?” dedi.
A.Parlıyan 26:30