Ana SayfaMealler › Abdullah Parlıyan
AP

Abdullah Parlıyan

Kur'an-ı Kerim ve Özlü Tefsir
2016
Bu mealle oku
1951 yılında Konya´da doğdu. ilkokulu, İmam Hatib Lisesini ve Yüksek İslam Enstitüsünü Konya’da okudu ve 1974 yılında mezun oldu. 1970 li yıllarda “İslamın ilk emri oku” dergisinde dergicilik yaptı. Daha sonraları “Hayra Hizmet vakfı”nda çalıştı halen “Konya Kitapçılık” sahibi olarak kitap neşretmektedir. Ayrıntılı bilgi →
Abdullah Parlıyan meali ile okumaya başla
İsra 1 / 111
1
Yüceliğinde sınır olmayan O Allah ki, kulu Muhammed'i geceleyin, kendisine bazı ayetlerini göstermek için, Mekkede'ki Mescii Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız, Mescidi Aksâ'ya götürdü. Çünkü, gerçekten herşeyi duyan ve gören O'dur.
A.Parlıyan 17:1
2
Biz Musa'ya da kitap vermiştik ve O'nu İsrailoğulları için, doğru yol rehberi kılmış ve onlara şöyle demiştik: “Benden başka koruyucu, destekçi, savunucu tanımayın.”
A.Parlıyan 17:2
3
Ey Nuh'la beraber gemiye bindirip kurtardığımız insanların soyundan gelenler! O Nuh ki, gerçekten çok şükreden bir kuldu.
A.Parlıyan 17:3
4
Ve İsrailoğullarına, kitapta şu haberi vermiştik: “Yeryüzünde mutlaka, iki kere bozgunculuk edeceksiniz ve iki kere başkaldıracak ve büyük bir taşkınlıkta bulunacaksınız.
A.Parlıyan 17:4
5
O iki taşkınlıktan birincisinin zamanı gelince, size azap etmede çetin, kuvvetli kullarımızı gönderdik de, bunlar ülkede sizi aramak için kıyı bucak girmedik yer bırakmadılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü ki, böylece gerçekleşmiş oldu.”
A.Parlıyan 17:5
6
Bir süre sonra size onlara üstün gelme fırsatı verdik ve sizi malca ve evlatça destekleyip sayınızı artırdık.
A.Parlıyan 17:6
7
Ve dedik ki: “İyilik ederseniz faydası kendinize, kötülükte bulunursanız zararı yine size.” Artık diğer cezalandırma zamanı gelince yüzlerinizi üzüntüden kötü duruma sokmaları, daha önce girdikleri gibi yine Mescidi Aksa'ya girmeleri ve ellerine geçirdikleri herşeyi, büsbütün tahrip etmeleri için başınıza tekrar düşmanlarınızı gönderdik.
A.Parlıyan 17:7
8
Rabbinizin size acıyıp esirgemesi, elbette umulabilir. Ama siz günaha geri dönerseniz, biz de azaba geri döneriz ve biz cehennemi, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler için bir zindan yaptık.
A.Parlıyan 17:8
9
Gerçek şu ki bu Kur'ân, insanları dosdoğru yola iletir. İyi ve dürüst davranışlar ortaya koyan mü'minlere, ödüllerinin çok büyük olacağını da müjdelemektedir.
A.Parlıyan 17:9
10
Ahirete inanmayanlara gelince, onlara da can yakıcı bir azap hazırladık.
A.Parlıyan 17:10
11
Hal böyleyken, insan yine de çoğu zaman iyilik için dua ettiği gibi, kötülük için de dua eder. Çünkü insan pek acelecidir.
A.Parlıyan 17:11
12
Biz geceyi ve gündüzü, varlığımıza ve kudretimize birer delil kıldık. Öyle ki, gece ayetini gideriyoruz ve peşinden onun yerine, ışık saçan gündüz ayetini getiriyoruz ki, Rabbinizin cömertliğinden, payınıza düşeni arayasınız ve bir de gelip geçen yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. Ve böylece herşeyi yeterince açıklayıp bildirdik.
A.Parlıyan 17:12
13
Her insanın yaptığı işlerden dolayı, bir pay bir nasip takdir ettik. Kıyamet günü de apaçık yazılmış bir kitap olarak, onları meydana çıkaracağız. Herkes ne yapmışsa, hepsini o kitapta yazılmış bulacak.
A.Parlıyan 17:13
14
Ve o gün ona, şimdi oku kitabını denecek, bu gün hesap görücü olarak sen, sana yetersin artık.
A.Parlıyan 17:14
15
Kim doğru yolu bulursa, ancak kendisi için bulmuştur ve kim de doğru yoldan sapmışsa, kendisi sapmıştır ve kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Ve biz bir peygamber göndermedikçe, hiçbir topluluğa azap etmeyiz.
A.Parlıyan 17:15
16
Bir memleketi yok etmek istediğimiz zaman, o toplumun refaha gömülmüş seçkinlerine, zenginlikten şımarmış elebaşlarına son uyarılarımızı iletiriz veya o şımarmış elebaşlarını komuta makamına getiririz, eğer onlar günahkarca yaşamaya devam ederlerse o zaman üzerlerine azap ile ilgili hüküm gerçekleşir de, artık orayı yıkıp yerle bir ederiz.
A.Parlıyan 17:16
17
Nuh'tan bu yana nice kuşakları yok ettik. Çünkü kullarının günahlarını, bütünüyle görerek haberdar olmakta Rabbin yeter.
A.Parlıyan 17:17
18
Her kim, bu çarçabuk geçen dünya hayatını dilerse, orada dilediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını verir, sonra da onu kınanmış ve mahrum bırakılmış olarak gireceği cehenneme sokarız.
A.Parlıyan 17:18
19
Fakat ahiret hayatının güzelliğini isteyen ve bunun için gösterilmesi gereken çabayı gösterenlere gelince, gerçek mü'minler bunlardır. Çabalarına Allah katında değer verilen kimseler de, işte böyleleridir.
A.Parlıyan 17:19
20
Biz onları da, bunları da yani dünyayı isteyenleri de ahireti isteyenlerin de herbirini rızıklarımızla rızıklandırırız. Rabbinizin ihsanı sınırsızdır, kimseden yasaklanmış değildir.
A.Parlıyan 17:20
21
Baksana, biz insanların kimini, kiminden nasıl üstün kılmışızdır. Elbette ki, ahiretteki yücelik, dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyük.
A.Parlıyan 17:21
22
Ey insanoğlu! Allah'la beraber başka sahte ilah tanıma, sonra kınanmış bir halde ve tek başına, yardımdan mahrum olarak oturup kalırsın.
A.Parlıyan 17:22
23
Çünkü Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anayababaya iyilik etmenizi buyurmuştur. Eğer onlardan biri, veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ererse, onlara öf bile deme, azarlama onları ve onlara güzel ve iyi söz söyle.
A.Parlıyan 17:23
24
İkisine karşı da merhametle kol kanat ger, mütevazi ol ve ya Rabbi de: “Onlar çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse, sen de onlara öylece merhamet et!”
A.Parlıyan 17:24
25
İçinizde olanı en iyi Rabbiniz bilmektedir. Eğer düzgün ve temiz kişiler olursanız, şüphe yok ki O, tevbe edip, hakka dönenlerin suçlarını örter.
A.Parlıyan 17:25
26
Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve israfta ileri giderek boş yere, haksız yere malını saçıp savurma.
A.Parlıyan 17:26
27
Gerçekten de, malını boş yere saçıp savuranlar, şeytanlarla kardeş olurlar ve şeytan da Rabbine karşı çok büyük nankördür.
A.Parlıyan 17:27
28
Eğer elin dar olduğu için, Rabbinden umduğun bir rahmeti bekleyerek, o hak sahiplerinden yüz çevirecek, onlara birşey veremeyecek olursan, güzel sözler söyle onlara, gönüllerini al.
A.Parlıyan 17:28
29
Ve ne elini boynuna bağlayıp cimri ol ve ne de sonuna kadar açıp, varını yoğunu ortaya döküp savurgan ol. Böyle yaparsan, kendini kınanır durumda ve bir şeye gücün yetmeyerek, pişman bir halde oturur kalırsın.
A.Parlıyan 17:29
30
Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine bolca verendir ve dilediğine de ölçülü verendir. Kullarının durumunu, bütün açıklığıyla görerek haberdar olan da O'dur.
A.Parlıyan 17:30