1
Andolsun iyilik yapılması için (o birbiri ardınca) gönderilenlere,
4
(gerçek ile batılı) seçip ayıranlara,
5
sonra bir öğüt bırakanlara,
6
gerek mazur kılmak gerekse uyarmak için olsun,
7
elbette size va'd olunan şey muhakkak meydana gelecektir.
8
Hani o yıldızlar silindiği vakit.
9
o gök kubbe açıldığı vakit,
10
dağlar savrulduğu vakit,
11
peygamberler bekleme yerlerine vardırıldığı vakit (kıyamet günü),
12
bunlar hangi güne ertelenmiştir?
14
Ayırım gününün ne olduğunu bilir misin?
15
O gün yalan diyenlerin vay haline!
16
Önceki toplulukları helak etmedik mi?
17
Sonra arkalarına takacağız geridekileri!
18
Biz suçluları öyle yaparız!
19
O gün yalan diyenlerin vay haline!
20
Yaratmadık mı sizi hor bir sudan?
21
Onu güvenli bir yere (rahme) koyduk.
22
Belirli bir vakte değin!
23
Demek ki ölçmüşüz, demek ki Biz ne güzel güçlüleriz.
24
O gün yalan diyenlerin vay haline!
25
Yeryüzünü bir tokat (toplanma yeri) yapmadık mı?
26
Gerek diriler gerekse ölüler için.
27
Ve orada, oturaklı yumru yumru dağlar oturtup size tatlı su sunmadık mı?
28
O gün yalan diyenlerin vay haline!
29
Haydi boşalıp (gidin) o yalan dediğinize.
30
haydi boşalın (gidin) bir üç çatallı (üç kola ayrılmış) gölgeye;
Sonraki 20 ayet →