2
(2-3) Yayılmış ince deri üzerine yazılmış bir Kitab'a,
3
(2-3) Yayılmış ince deri üzerine yazılmış bir Kitab'a,
5
Yükseltilmiş tavana (göğe),
6
ve kızdırılıp kaynatılmış taşkın denize ki,
7
Rabbinin azabı elbette gerçekleşecektir.
8
Onu önleyecek biri yoktur!
9
O gün gök bir çalkanışla çalkalanır,
10
dağlar da bir yürüyüş yürür,
11
vay haline artık o gün o yalan söyleyenlerin
12
ki, onlar daldıkları bir batakta oynayıp duruyorlar.
13
O gün onlar cehenneme bir kakılış kakılacak:
14
İşte bu sizin o yalan deyip durduğunuz ateş! diye.
15
Bu da mı sihir, yoksa siz görmüyor musunuz?
16
Yaslanın ona bakalım, ister sabredin, ister etmeyin, artık hepsi sizin için birdir; sadece yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
17
Fakat (günahlardan) korunanlar cennetlerde, nimet içindedirler.
18
Rablerinin kendilerine verdiği ile sefa sürmektedirler. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
19
Yaptıklarınıza karşılık yeyin, için, afiyetler olsun ,
20
sıra sıra dizilmiş çok güzel koltuklara yaslanarak; kendilerine güzel, iri gözlü hurileri de eş etmişizdir.
21
İman edip zürriyetleri de iman ile arkalarından gelmiş olanlar, işte Biz, onların nesillerini de kendilerine katmışızdır. Bununla beraber kendilerine amellerinden hiçbir şey de eksiltmemişizdir. Herkes kazancına bağlıdır.
22
Bir de onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyiz.
23
Orada kadeh teati ederler ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de bir günaha sokma!
24
Kendilerine ait hizmetçiler, sanki sedef içinde saklı inciler gibi onların etrafında pırıl pırıl dönerler.
25
Birbirlerine dönmüş soruyorlar;
26
diyecekler ki: «Evet biz bundan önce ehlimiz (ailemiz, obamız) içinde korkular içindeydik,
27
Allah bize lutfetti ve bizleri o semum (kavurucu) azabından korudu.
28
Evet biz bundan önce O'na dua ediyor, korumasını istiyorduk. Gerçekten O, öyle iyiliği bol, öyle merhameti çok olandır.»
29
O halde anlatıp öğüt vermeye devam et; çünkü sen, Rabbinin nimeti hakkı için, ne kahinsin ne de mecnun!
30
Yoksa: «O bir şairdir, zamanın felaketine uğramasını gözetiyoruz» mu diyorlar?
Sonraki 19 ayet →