Ana SayfaMealler › Diyanet İşleri (Yeni)

Diyanet İşleri (Yeni)

Bu mealle oku
Diyanet İşleri (Yeni) meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
(1-2) Nûn. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
D.İşleri (Yeni) 68:1
2
(1-2) Nûn. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
D.İşleri (Yeni) 68:2
3
Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır.
D.İşleri (Yeni) 68:3
4
Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.
D.İşleri (Yeni) 68:4
5
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
D.İşleri (Yeni) 68:5
6
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
D.İşleri (Yeni) 68:6
7
Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
D.İşleri (Yeni) 68:7
8
O hâlde yalanlayanlara boyun eğme.
D.İşleri (Yeni) 68:8
9
İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.
D.İşleri (Yeni) 68:9
10
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
D.İşleri (Yeni) 68:10
11
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
D.İşleri (Yeni) 68:11
12
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
D.İşleri (Yeni) 68:12
13
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
D.İşleri (Yeni) 68:13
14
(10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
D.İşleri (Yeni) 68:14
15
Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları!” der.
D.İşleri (Yeni) 68:15
16
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
D.İşleri (Yeni) 68:16
17
Şüphesiz biz, vaktiyle “bahçe sahipleri”ne belâ verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkârcılara) da belâ verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.
D.İşleri (Yeni) 68:17
18
(Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. (“İnşaallah” demiyorlardı.)
D.İşleri (Yeni) 68:18
19
Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.
D.İşleri (Yeni) 68:19
20
Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.
D.İşleri (Yeni) 68:20
21
(21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler.
D.İşleri (Yeni) 68:21
22
(21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler.
D.İşleri (Yeni) 68:22
23
(23-24) Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
D.İşleri (Yeni) 68:23
24
(23-24) Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
D.İşleri (Yeni) 68:24
25
(Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği hâlde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.
D.İşleri (Yeni) 68:25
26
Fakat bahçeyi o hâlde gördüklerinde, “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!” dediler.
D.İşleri (Yeni) 68:26
27
(Gerçeği anlayınca da), “Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!” dediler.
D.İşleri (Yeni) 68:27
28
Onların en akl-ı selim sahibi olanı, “Ben size ‘Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?” dedi.
D.İşleri (Yeni) 68:28
29
Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler.
D.İşleri (Yeni) 68:29
30
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.
D.İşleri (Yeni) 68:30