2
(2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah’ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
3
(2-3) (Ey Muhammed!) Biz, Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah’ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.
4
(O) yüksek gökleri yaratanın katından peyderpey indirilmiştir.
5
Rahmân, Arş’a kurulmuştur.
6
Göklerdeki, yerdeki bu ikisi arasındaki ve toprağın altındaki her şey, yalnızca O’nundur.
7
Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O, gizliyi de bilir, ondan daha gizli olanı da.
8
Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.
9
Mûsâ’nın haberi sana ulaştı mı?
10
Hani bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum” demişti.
11
Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ!”
12
“Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”
13
“Ben seni (peygamber olarak) seçtim. Şimdi vahyolunacak şeyleri dinle.”
14
“Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”
15
“Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim.”
16
“Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helâk olursun!”
17
“Şu sağ elindeki nedir ey Mûsâ?”
18
Mûsâ dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”
19
Allah, “Onu yere at ey Mûsâ!” dedi.
20
Mûsâ da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!
21
Allah, şöyle dedi: “Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”
22
(22-23) “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.”
23
(22-23) “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.”
24
“Firavun’a git, çünkü o azmıştır.”
25
Mûsâ, dedi ki: “Rabbim! Gönlüme ferahlık ver.”
26
“İşimi bana kolaylaştır.”
27
(27-28) “Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.”
28
(27-28) “Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.”
29
“Bana ailemden birini yardımcı yap,”
Sonraki 30 ayet →