Ana SayfaMealler › Cemal Külünkoğlu
CK

Cemal Külünkoğlu

Bu mealle oku
Cemal Külünkoğlu meali ile okumaya başla
Enfal 1 / 75
1
Sana savaş ganimetlerinin bölüşümü hakkında soru sorarlar. De ki: “Ganimetler hakkında hüküm verme yetkisi Allah'a ve Resulü'ne aittir. O halde eğer (gerçekten) inanıyorsanız Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah'a ve Resulü'ne itaat edin.
C.Külünkoğlu 8:1
2
Mü'minler, ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar/kuvvetlenir ve (her işlerinde) Rablerine güvenip dayanırlar.
C.Külünkoğlu 8:2
3
Onlar ki; namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden de infak ederler.
C.Külünkoğlu 8:3
4
İşte böyleleridir, gerçekten inanmış olanlar! Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş tükenmez bol rızık vardır.
C.Külünkoğlu 8:4
5
(Ganimetlerin taksimi konusunda bazılarının rahatsızlığı,) Rabbinin seni hak uğrunda (Bedir'de savaşmak üzere) evinden çıkardığı zamanki duruma benzer. (Bedir savaşına katılmak konusunda da) mü'minlerden bir grup isteksizdi.
C.Külünkoğlu 8:5
6
Hak (yolunda savaş) ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.
C.Külünkoğlu 8:6
7
Allah, iki topluluktan birine sizi galip kılacağını vaat ettiğinde siz silahsız olan gruptan (ticaret kervanının) size düşmesini istediniz. Oysa Allah sözleri aracılığı ile gerçeği yüceltmeyi ve kâfirlerin kökünü kazımayı, soylarını kurutmayı istiyordu.
C.Külünkoğlu 8:7
8
Amaç, günahkârlar istemese de, hakkı gerçekleştirmek ve batılı ortadan kaldırmaktır.
C.Külünkoğlu 8:8
9
Hatırlayın ki, siz (Bedir'de) yardım için Rabbinize yalvarıyordunuz. O da: “Ben size birbiri ardından inen bin melekle yardım edeceğim!” diyerek duanızı kabul buyurmuştu.
C.Külünkoğlu 8:9
10
Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz ki Allah üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
C.Külünkoğlu 8:10
11
O zaman, korkunuzu gidermek için (Allah) sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Ayrıca sizi temizlemek, şeytanın vesvesesinden arındırmak, kalplerinizi pekiştirip kaynaştırmak ve ayaklarınızın yere sağlam basmasını sağlamak için size gökten su indirmişti.
C.Külünkoğlu 8:11
12
Hani Rabbin meleklere: “Ben sizinle beraberim, inananları yüreklendirin, ben inkârcıların kalplerine korku salacağım. Hemen vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarını!” diye vahyetmişti.
C.Külünkoğlu 8:12
13
Bu da, onların Allah'a ve O'nun Resulü'ne başkaldırmaları yüzündendir. Kim ki Allah'a ve Resulü'ne başkaldırırsa, bilsin ki Allah'ın cezalandırması çok şiddetlidir.
C.Külünkoğlu 8:13
14
İşte (bu yenilgi size Allah'ın dünyadaki azabı), onu tadın! Ayrıca inkârcılar için (ahirette de) cehennem azabı vardır.
C.Külünkoğlu 8:14
15
Ey inananlar! Ordu halinde savaşmak üzere inkârcılarla karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönüp kaçmayın!
C.Külünkoğlu 8:15
16
Kim o gün savaşmak için bir tarafa çekilmek veya diğer bir birliğe ulaşıp mevzilenmek dışında onlara arka çevirir kaçarsa, şüphesiz ki Allah'ın gazabına uğrar ve varacağı yer de cehennem olur. Orası ne kötü bir yerdir!
C.Külünkoğlu 8:16
17
(Bedir'de) onları siz (kendi gücünüzle) öldürmediniz, fakat onları (Hakka direndikleri için) Allah öldürdü. (Ey Resulüm! Avucundaki kumu) attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı(rıp onları yenilgiye uğrattı). Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştır. Muhakkak ki Allah (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
C.Külünkoğlu 8:17
18
İşte bu böyledir. Allah (her zaman) inkârcıların tuzaklarını gevşetip işe yaramaz hale getirir.
C.Külünkoğlu 8:18
19
(Ey inkârcılar!) Eğer siz zafer istiyorsanız, işte size zafer (yenildiniz)! Eğer (inananlara saldırmaktan) vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer tekrar savaşa dönerseniz, biz de döneriz. Askeriniz çok da olsa sizden hiçbir şeyi savamaz. Çünkü Allah inananlarla beraberdir.
C.Külünkoğlu 8:19
20
Ey inananlar! Allah'a ve O'nun elçisine karşı bağlılık gösterin ve artık (O'nun mesajını) işitmiş bulunduğunuz halde O'ndan yüz çevirmeyin!
C.Külünkoğlu 8:20
21
Ve dinleyip kulak asmadıkları halde, “İşittik” diyenler gibi olmayın!
C.Külünkoğlu 8:21
22
Gerçek şu ki, Allah katında yaratıkların en kötüsü (tehlikelisi) aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.
C.Külünkoğlu 8:22
23
Şayet Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi (inanmak istediklerini görseydi) elbette onlara işittirirdi. Ama onlara (Hakkı) işittirmiş olsaydı bile; yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi (çünkü inanmaya niyetleri yoktu).
C.Külünkoğlu 8:23
24
Ey inananlar! Allah ve Peygamberi, hayat veren şeye sizi çağırdığında icabet edin. Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve sonunda hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.
C.Külünkoğlu 8:24
25
Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (aynı zamanda hepinize erişir). Biliniz ki Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.
C.Külünkoğlu 8:25
26
Ve yeryüzünde (Mekke'de) azınlıkta ve çaresiz olduğunuz; insanların sizi kapıp (esir) götürmesinden korktuğunuz günleri de hatırlayın! Bu halde iken şükredesiniz diye Allah size yer yurt nasip etti, sizi yardımıyla destekledi, sizi temiz ve helâl şeylerle rızıklandırdı.
C.Külünkoğlu 8:26
27
Ey inananlar! Allah'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin! (Yoksa) siz bilerek kendi emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz.
C.Külünkoğlu 8:27
28
Ve iyi bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız bir imtihan vesilesidir. Ve büyük mükâfat ahirette Allah'ın yanındadır.
C.Külünkoğlu 8:28
29
Ey inananlar! Eğer Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah, büyük lütuf sahibidir.
C.Külünkoğlu 8:29
30
Hani inkârcılar seni tutuklamak, öldürmek ya da Mekke'den sürmek amacı ile aleyhinde tuzak kurmuşlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da tuzaklarına karşılık veriyordu. Hiç kuşkusuz Allah tuzak kuranlara karşılık verenin en iyisidir.
C.Külünkoğlu 8:30