Ana SayfaMealler › Cemal Külünkoğlu
CK

Cemal Külünkoğlu

Bu mealle oku
Cemal Külünkoğlu meali ile okumaya başla
Kamer 1 / 55
1
(Kıyamet) saati yaklaştı ve ay (ikiye) bölündü.
C.Külünkoğlu 54:1
2
Onlar ne zaman bir mucize görseler yüz çevirirler ve: “Bu öteden beri gördüğümüz bir büyüdür” derler.
C.Külünkoğlu 54:2
3
(Müşrikler, Peygamberi) yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş, (Allah'ın takdirine göre) gerçekleşecektir.
C.Külünkoğlu 54:3
4
(4-5) Andolsun ki, onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) alıkoyacak, son derece anlamlı ve etkili nice haberler gelmiştir. Fakat (onlara gelen) uyarılar (kendilerine) hiç fayda vermemiştir.
C.Külünkoğlu 54:4
5
(4-5) Andolsun ki, onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) alıkoyacak, son derece anlamlı ve etkili nice haberler gelmiştir. Fakat (onlara gelen) uyarılar (kendilerine) hiç fayda vermemiştir.
C.Külünkoğlu 54:5
6
O halde davetçinin (İsrafil'in) benzeri görülmemiş bir şeye (yeniden dirilmeye) çağırdığı gün (dünyada senden uzak durdukları gibi) sen de onlardan uzak dur!
C.Külünkoğlu 54:6
7
Onlar, (rüzgârın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi ürkek bakışlarla mezarlarından çıkarlar.
C.Külünkoğlu 54:7
8
Davetçiye doğru koşarlarken inkârcılar (içlerinden): “Bu çok çetin bir gündür!” derler.
C.Külünkoğlu 54:8
9
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp: “Bu bir delidir” dediler ve (böylece) kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.
C.Külünkoğlu 54:9
10
O da Rabbine: “Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et!” diye dua etti.
C.Külünkoğlu 54:10
11
Biz de göğün kapılarını açarak bardaktan su boşanır gibi yağmur yağdırdık.
C.Külünkoğlu 54:11
12
Ve toprağın pınarlar halinde fışkırmasını sağladık ki her iki su kütlesi önceden belirlenmiş bir amaca hizmet etsin!
C.Külünkoğlu 54:12
13
Onu, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik.
C.Külünkoğlu 54:13
14
Mesajı inkâr edilen kulumuz (Nuh)'a ödül olarak yaptırılan bu gemi, gözetimimiz altında akıp gidiyordu.
C.Külünkoğlu 54:14
15
Andolsun, biz o (tufan olayı)nı bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
C.Külünkoğlu 54:15
16
Benim azabım ve uyarılarım(ın akıbeti) nasılmış (gördüler)!
C.Külünkoğlu 54:16
17
Andolsun ki biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
C.Külünkoğlu 54:17
18
Ad (kavmi de hakikati) yalanladı, fakat azabım ve uyarılarım(ın akıbeti) nasılmış (gördüler)!
C.Külünkoğlu 54:18
19
Biz onların üstüne o pek talihsiz günde, her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.
C.Külünkoğlu 54:19
20
(Öyle bir kasırga ki) insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
C.Külünkoğlu 54:20
21
Azabım ve uyarılarım(ın akıbeti) nasılmış (anladılar)!
C.Külünkoğlu 54:21
22
Andolsun ki biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
C.Külünkoğlu 54:22
23
Semud (kavmi de) bütün uyarılarımızı yalanlamıştı.
C.Külünkoğlu 54:23
24
(24-25) (Onlar da:) “Biz kendi içimizden çıkan bir faniye mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz. Zikir (vahiy) aramızdan bir tek ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir” demişlerdi.
C.Külünkoğlu 54:24
25
(24-25) (Onlar da:) “Biz kendi içimizden çıkan bir faniye mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz. Zikir (vahiy) aramızdan bir tek ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir” demişlerdi.
C.Külünkoğlu 54:25
26
Yarın onlar, kimin çok yalan söyleyen, küstahın biri olduğunu bileceklerdir.
C.Külünkoğlu 54:26
27
(Salih'e şöyle demiştik:) “Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi (bir mucize olarak) göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve (eziyetlere) sabret.”
C.Külünkoğlu 54:27
28
“Hem de onlara (kuyudan içecekleri) suyun, (deve ile) kendi aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulun(up suyunu al)sın.”
C.Külünkoğlu 54:28
29
(Bir müddet bu böyle devam ettikten sonra) onlar arkadaşları olan (Kudar b. Salif)'i çağırdılar. O da (kılıcını) çekerek (deveyi) cansız yere serdi.
C.Külünkoğlu 54:29
30
(Sonra) azabım ve uyarılarım(ın akıbeti) nasılmış (gördüler)!
C.Külünkoğlu 54:30