Ana SayfaMealler › Cemal Külünkoğlu
CK

Cemal Külünkoğlu

Bu mealle oku
Cemal Külünkoğlu meali ile okumaya başla
Casiye 1 / 37
1
Hâ Mîm.
C.Külünkoğlu 45:1
2
Bu Kitab'ın indirilişi, kudret ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.
C.Külünkoğlu 45:2
3
Şüphesiz göklerde ve yerde inananlar (ve inanmak isteyenler) için (Allah'ın varlığını ve kudretini gösteren) nice deliller vardır.
C.Külünkoğlu 45:3
4
Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzünde yayılmasında, kesin olarak inanan kimseler için (ibret dolu) deliller vardır.
C.Külünkoğlu 45:4
5
Gece ve gündüzün birbiri ardına gelmesinde (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinde), Allah'ın gökten rızık (yağmur) indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgârı estirmesinde aklını kullanan kimseler için nice deliller vardır.
C.Külünkoğlu 45:5
6
İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık onlar, Allah'tan ve O'nun ayetlerine inanmadıktan sonra daha hangi söze inanacaklar?
C.Külünkoğlu 45:6
7
Vay haline, her yalancı ve günahkâr kişinin!
C.Külünkoğlu 45:7
8
Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârda direnir. Onu, acı bir azapla müjdele!
C.Külünkoğlu 45:8
9
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. İşte böyleleri için alçaltıcı azap vardır.
C.Külünkoğlu 45:9
10
(Yaptıklarından dolayı) cehennem onların peşindedir. Kazandıkları şeyler de, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.
C.Külünkoğlu 45:10
11
İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.
C.Külünkoğlu 45:11
12
Allah O'dur ki, hem gemiler akıp gitsin hem de (siz) lütfundan istekte bulunasınız ve şükredesiniz diye denizi istifadenize sunmuştur.
C.Külünkoğlu 45:12
13
O, göklerde ve yerde olan her şeyi, kendinden (bir bağış olarak) emrinize vermiştir. Bunda düşünen bir toplum için (alınması gereken önemli) ibretler vardır.
C.Külünkoğlu 45:13
14
(Resulüm!) İnananlara söyle: “(Allah'ın) o inkârcıları yaptıkları yüzünden cezalandırması için, Allah'ın (vadedilen) günlerine kavuşmayı ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar (çünkü onları nasıl olsa Allah cezalandıracaktır).”
C.Külünkoğlu 45:14
15
Her kim doğru ve güzel bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur, kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.
C.Külünkoğlu 45:15
16
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinin) bütün diğer topluluklarına üstün kıldık.
C.Külünkoğlu 45:16
17
Din hususunda onlara apaçık deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki çekememezlik ve düşmanlık yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeylerde, kıyamet günü aralarında hükmedecektir.
C.Külünkoğlu 45:17
18
Sonra (Ey Muhammed!) Sana da insanların uyacakları bir hayat sistemi (şeriat) verdik. O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma!
C.Külünkoğlu 45:18
19
Allah'tan gelecek herhangi bir cezayı önleme hususunda, onlar sana hiçbir fayda sağlayamazlar. Zalimler sadece birbirlerinin dostları ve koruyucularıdır. Allah da, kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların dostudur.
C.Külünkoğlu 45:19
20
Bu (Kur'an), insanlara (kurtuluş yollarını gösteren) kanıtlar sunmaktadır; kesin olarak inanan bir toplum için de bir doğru yol rehberi ve bir rahmettir.
C.Külünkoğlu 45:20
21
Yoksa o kötülükleri işleyen kimseler, inandıktan sonra güzel ve faydalı işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi, kendilerine de göstereceğimizi, hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar bunlar!
C.Külünkoğlu 45:21
22
Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Öyleyse herkes kazandığının karşılığını görecek ve kimseye haksızlık edilmeyecektir.
C.Külünkoğlu 45:22
23
Heva ve hevesini tanrı edinen, bilgisi olduğu halde (yaptıkları yüzünden) Allah'ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? O halde, hala düşünmeyecek misiniz?
C.Külünkoğlu 45:23
24
Ve dediler ki: “Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz de yaşarız da. Bizi ancak zaman yok eder.” Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece tahmin yürütüyorlar.
C.Külünkoğlu 45:24
25
Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak: “Doğru söyleyenler iseniz (ölmüş) babalarımızı geri getirin” demek olur.
C.Külünkoğlu 45:25
26
De ki: “Size hayat veren ve sonra sizi öldüren Allah'tır. Sonunda kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirip toplayacaktır. Fakat insanların çoğu bunu bilme(k istemez)ler.”
C.Külünkoğlu 45:26
27
Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün (hayatlarında anlayamadıkları) gerçekleri geçersiz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrayacaklardır.
C.Külünkoğlu 45:27
28
O gün bütün ümmetleri, bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün. Her ümmet, hesap defterlerini okumaya çağırılır. (Onlara:) “Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alırsınız” (denir).
C.Külünkoğlu 45:28
29
Bu bizim kayıtlarımız, sizinle ilgili her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatır. Çünkü yaptığınız her şeyi (bütün detayıyla) kaydediyorduk.
C.Külünkoğlu 45:29
30
İnandıktan sonra faydalı ve güzel işler yapanları Rableri rahmetinin kapsamına alır. İşte apaçık kurtuluş budur!
C.Külünkoğlu 45:30