Ana SayfaMealler › Celal Yıldırım
CY

Celal Yıldırım

Bu mealle oku
Celal Yıldırım meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn'a, Kâlem'e ve (kalemle) satır satır yazdıklarına and olsun ki,
C.Yıldırım 68:1
2
Sen, Rabbin nîmetiyle (şımarıp dengeni kaybeden) bir çılgın değilsin.
C.Yıldırım 68:2
3
Şüphesiz ki senin için ardı arkası kesilmez bir ecir vardır.
C.Yıldırım 68:3
4
Ve sen, elbette büyük yüksek bir ahlâk üzeresin.
C.Yıldırım 68:4
5
(5-6) Yakında kimlerin fitneye uğramış çılgın olduğunu sen de göreceksin, onlar da görecekler.
C.Yıldırım 68:5
6
(5-6) Yakında kimlerin fitneye uğramış çılgın olduğunu sen de göreceksin, onlar da görecekler.
C.Yıldırım 68:6
7
Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapan kimseyi daha iyi bilir ve O, doğru yol üzere bulunanları da daha iyi bilir.
C.Yıldırım 68:7
8
(Hakk'ı) yalan sayanlara boyun eğme.
C.Yıldırım 68:8
9
Onlar senin yapmacık da olsa (kendilerine) yumuşak ve müsamahalı davranmanı, kendilerinin de sana yapmacık yumuşaklık göstereceklerini isterler.
C.Yıldırım 68:9
10
(10-11-12-13-14) Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, ikiyüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye —mal ve oğullar sahibi de olsa— boyun eğme.
C.Yıldırım 68:10
11
(10-11-12-13-14) Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, ikiyüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye —mal ve oğullar sahibi de olsa— boyun eğme.
C.Yıldırım 68:11
12
(10-11-12-13-14) Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, ikiyüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye —mal ve oğullar sahibi de olsa— boyun eğme.
C.Yıldırım 68:12
13
(10-11-12-13-14) Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, ikiyüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye —mal ve oğullar sahibi de olsa— boyun eğme.
C.Yıldırım 68:13
14
(10-11-12-13-14) Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, ikiyüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye —mal ve oğullar sahibi de olsa— boyun eğme.
C.Yıldırım 68:14
15
Onun karşısında âyetlerimiz okunurken: «Öncekilerin masallarıdır» der.
C.Yıldırım 68:15
16
Yakında onun burnunu damgalıyacağız.
C.Yıldırım 68:16
17
(17-18) Şüphesiz ki biz, onları ürünlerini sabahladıklarında devşireceklerine yemin eden ve hiçbir istisna yapmayan bahçe sahiplerini belâya uğratıp denediğimiz gibi belâya uğratıp denedik.
C.Yıldırım 68:17
18
(17-18) Şüphesiz ki biz, onları ürünlerini sabahladıklarında devşireceklerine yemin eden ve hiçbir istisna yapmayan bahçe sahiplerini belâya uğratıp denediğimiz gibi belâya uğratıp denedik.
C.Yıldırım 68:18
19
Kendileri henüz uykuda iken Rabbin tarafından dolaşan bir belâ, bahçeyi sarıverdi.
C.Yıldırım 68:19
20
Sabaha doğru bahçe (yok olup) siyah bir kül (yığını halin)e döndü.
C.Yıldırım 68:20
21
Sabahleyin birbirlerine seslendiler:
C.Yıldırım 68:21
22
Devşirecekseniz, haydi durmayın erkenden ürünlerinizin başına gidiniz !
C.Yıldırım 68:22
23
(23-24) Derken hemen yola koyuldular ve şöyle fısıldaştılar: «Sakın bugün ürünlerimizin orada aramıza bir yoksul sokulmasın.»
C.Yıldırım 68:23
24
(23-24) Derken hemen yola koyuldular ve şöyle fısıldaştılar: «Sakın bugün ürünlerimizin orada aramıza bir yoksul sokulmasın.»
C.Yıldırım 68:24
25
(Yoksulu) engellemeye güçleri yeter halde sabah erkenden gittiler.
C.Yıldırım 68:25
26
(26-27) Bahçeyi görünce : «Biz şüphesiz şaşırıp (başka yere) sapmışız, hayır biz mahrum kalmışız» dediler.
C.Yıldırım 68:26
27
(26-27) Bahçeyi görünce : «Biz şüphesiz şaşırıp (başka yere) sapmışız, hayır biz mahrum kalmışız» dediler.
C.Yıldırım 68:27
28
çlerinden en uygun düşüneni : «Ben size demedim mi, tesbîh etseydiniz ya !?» dedi.
C.Yıldırım 68:28
29
Onlar da: «Rabbimiz! Seni tesbîh ve tenzîh ederiz. Şüphesiz ki, biz zalimlermişiz» dediler.
C.Yıldırım 68:29
30
Sonra birbirlerine dönüp kendilerini kınamaya başladılar.
C.Yıldırım 68:30