1
1,2. Kıyamet yaklaşıp ay yarılsa, onlar da bu oluşumu gözleriyle görseler, “Bu devamlı yapılan bir büyüdür” diyerek yüz çevirirler. [594][595]
[594] Kamer sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 407. [595] Ay’ın yarılması hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 410-413.
2
1,2. Kıyamet yaklaşıp ay yarılsa, onlar da bu oluşumu gözleriyle görseler, “Bu devamlı yapılan bir büyüdür” diyerek yüz çevirirler. [594][595]
[594] Kamer sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 407. [595] Ay’ın yarılması hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 410-413.
3
Onlar yalanladılar ve kendi arzularına uydular. Oysa her işin varacağı bir yeri vardır.
4
Şüphesiz onlara, geçmiş toplumların haberlerinden, kendilerini caydıracak kadar bilgi gelmiştir.
5
Bunlar son derece hikmetli haberlerdir, ama uyarılar işe yaramıyor.
6
Öyleyse onlardan yüz çevir. Çağrıcının hoşlanılmayan bir şeye çağıracağı günü bekle!
7
Gözleri korkudan perişan bir vaziyette, etrafa saçılmış çekirgeler gibi bulundukları yerden çıkarlar.
8
O davetçiye koşarlar. İnkârcılar, “Bu, çok zor bir gün” derler.
9
Onlardan önce Nûh'un toplumu da yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğuna ısrar ederek. “O, delirdi” dediler ve davetten vazgeçmeye zorlandı.
10
Bunun üzerine Rabbine, “Ben yenik düştüm, bana yardım et!” diyerek yalvardı.
11
Biz de gök kapılarını, devamlı yağan bir yağmurla açtık.
12
Yerden kaynaklar fışkırttık. Her iki su, karar verilmiş bir işin gerçekleşmesi için birleşmişti.
13
Nûh'u da, tahtadan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.
14
İnkâr edilmiş Nûh'a bir ödül olmak üzere, gemi gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
15
Andolsun ki, gemiyi bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
16
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?
17
Andolsun ki Kur'ân'ı, düşünenler için kolaylaştırdık. Düşünen var mı?[596]
[596] Kur’ân’ın kolay olduğu ve üzerinde düşünülmesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 424-425; 429; 438; 446-447.
18
‘Âd toplumu da yalanlamıştı. Benim cezalandırmam ve uyarmam nasıl oldu?
19
Biz onların üzerine, uğursuzluğu devamlı bir günde, dondurucu bir rüzgâr gönderdik.
20
O rüzgâr, insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
21
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım?
22
Andolsun ki Kur'ân'ı, düşünenler için kolaylaştırdık. Düşünen var mı?
23
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı.
24
“Aramızdan bir beşere mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz” dediler.
25
“Vahiy, aramızda ona mı verildi? Hayır, o yalancı ve şımarığın biridir” dediler.[597]
[597] Köle ruhlu insanların psikolojisi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 431-433.
26
Yarın onlar, yalancı ve şımarığın kim olduğunu bileceklerdir.
27
Gerçekten, onları denemek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret!
28
Onlara, suyun aralarında paylaştırdığını haber ver! Her biri, kendi içme sırasında gelsin.
29
Arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını kaptı ve deveyi kesti.
30
Nasılmış benim azabım ve uyarılarım?
Sonraki 25 ayet →