Ana SayfaMealler › Bayraktar Bayraklı
BB

Bayraktar Bayraklı

Bu mealle oku
Bayraktar Bayraklı meali ile okumaya başla
Ahkaf 1 / 35
1
Hâ, mîm.[550] [550] Ahkâf sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 493.
B.Bayraklı 46:1
2
Kitap, üstün ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.
B.Bayraklı 46:2
3
Biz, gökleri, yeri ve arasındakileri bir amaç için ve belli bir süreye göre yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çevirmektedirler.
B.Bayraklı 46:3
4
De ki: “Allah'tan başka taptıklarınızın durumuna baktınız mı? Yeryüzünde neyi yarattıklarını ya da göklerde bir ortağını bana gösteriniz? Eğer doğru söylüyorsanız, bana bu Kur'ân'dan önce bir kitap ya da bir bilgi kalıntısı getiriniz!”
B.Bayraklı 46:4
5
Allah'ı bırakıp da, kıyamete kadar kendilerine cevap veremeyecek ve kendi çağırılarından habersiz olan tanrılara yalvaranlardan daha sapık kim vardır?
B.Bayraklı 46:5
6
Kaldı ki, insanlar toplandığı gün onlar bunlara düşman olacak ve kulluk ettiklerini de inkâr edeceklerdir.
B.Bayraklı 46:6
7
Âyetlerimiz onlara apaçık okunduğunda, hakikat kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, apaçık bir büyüdür” dediler.
B.Bayraklı 46:7
8
“Yoksa onu uydurdu mu?” diyorlar. De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. Allah, sizin Kur'ân hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, affedicidir; merhamet sahibidir.”
B.Bayraklı 46:8
9
De ki: “Ben peygamberler arasında türedi biri değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıyım.”[551] [551] Peygamberlik ve bidat hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 505-508.
B.Bayraklı 46:9
10
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Eğer Kur'ân, Allah katından olduğu halde siz onu tanımamışsanız, İsrâiloğuları'ndan bir tanık da bunun benzerini görüp inanmış iken siz inanmaya tenezzül etmemişseniz, durumunuz nice olur? Allah, zâlim toplumu doğru yola iletmez.”
B.Bayraklı 46:10
11
İnkâr edenler, inananlar hakkında şöyle dediler: “Eğer Muhammed'in getirdiği iyi olsaydı, biz onlardan önce inanırdık.” Bununla amaçlarına ulaşamayınca da, “Bu, eski bir uydurmadır” dediler.
B.Bayraklı 46:11
12
Kur'ân'dan önce Mûsâ'nın kitabı, rehber ve rahmet olarak vardı. Bu da onu doğrulayıcı bir kitaptır. Zulmedenleri uyarmak ve iyi iş yapanları da müjdelemek için Arapça olarak indirilmiştir.[552] [552] İmam ve rahmet kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 512-514.
B.Bayraklı 46:12
13
“Şüphesiz Rabbimiz Allah'tır” deyip sonra dosdoğru hareket edenlere korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
B.Bayraklı 46:13
14
İşte onlar cennetliklerdir; yaptıklarının karşılığı olarak cennette süreli kalacaklardır.
B.Bayraklı 46:14
15
Biz insana, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu sıkıntı çekerek karnında taşımış ve sıkıntı çekerek doğurmuştur. Onu taşıması ve sütten kesmesi otuz ay sürmektedir. İnsan erişkinlik çağına gelip, kırk yaşına ulaşınca şöyle dedi: “Ey Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi ameller yapmamı bana nasip et! Benim soyumdan iyi insanlar yetiştir. Ben sana yöneldim ve ben sana teslim olanlardanım.”[553] [553] Anne babaya iyilik hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 519-521; XI, 225-230; XIV, 418-422.
B.Bayraklı 46:15
16
İşte onlar öyle kişilerdir ki, yaptıklarının en iyisini onlardan kabul ederiz ve onların kötülüklerini bağışlarız; onlar cennet halkı arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen doğru sözün gerçekleşmesidir.
B.Bayraklı 46:16
17
Diğer bir kimse de anne babasına, “Öf be! Bana kabirden çıkartılıp diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller de gelip geçti” der. Anne babası da Allah'tan yardım dileyerek, “Sana yazıklar olsun, Allah'ın vaadine inan, çünkü Allah'ın vaadi gerçektir” dediler. O da, “Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye cevap vermişti.
B.Bayraklı 46:17
18
İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında azabın gerçekleştiği kimselerdir. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır.
B.Bayraklı 46:18
19
Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah onlara, yaptıklarının karşılığını verir, asla kendilerine haksızlık yapılmaz.
B.Bayraklı 46:19
20
İnkâr edenler ateşle yüz yüze getirilecekleri gün, onlara şöyle denir: “Dün hayatınızdaki bütün güzelliklerinizi boşa harcayıp safasını sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz.”
B.Bayraklı 46:20
21
‘Âd'ın kardeşi olan Hûd'u hatırla! Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkâf bölgesindeki kavmine, “Allah'tan başkasına kulluk etmeyiniz, ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum” demişti.[554] [554] Âd kavminin kıssası ve Ahkâf hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 530-542.
B.Bayraklı 46:21
22
Onlar, “Sen bizi tanrılarımızdan vazgeçirmeye mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan haydi, uyardığın azabı getir!” dediler.
B.Bayraklı 46:22
23
Hûd şöyle dedi: “Bilgi, ancak Allah katındadır. Ben size, bana gönderilen şeyi duyuruyorum. Fakat sizin cahil bir kavim olduğunuzu görüyorum.”
B.Bayraklı 46:23
24
Nihayet onu, vadilerine doğru yayılan bir bulut şeklinde görünce, “Bu bize yağmur yağdıracak yaygın bir buluttur” dediler. “Hayır! O, sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir. İçinde acı azap bulunan bir rüzgârdır.”
B.Bayraklı 46:24
25
“O rüzgâr, Rabbinin emri ile her şeyi yerle bir eder” der demez, evlerinin kalıntılarından başka bir şey görünmez oldu. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.
B.Bayraklı 46:25
26
Andolsun ki, onlara, size vermediğimiz imkanları sağlamıştık. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir fayda sağlamadı. Zira bile bile Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıverdi.
B.Bayraklı 46:26
27
Andolsun ki biz, sizin çevrenizde bulunan nice ülkeleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye, âyetleri tekrar tekrar açıkladık.
B.Bayraklı 46:27
28
Allah'tan başka kendilerine yakınlık sağlamak için tanrı edindikleri şeyler, kendilerine yardım etselerdi ya! Ama öyle olmadı, onları bırakıp gittiler. Bu onların yalanı ve uydurup durdukları şeydir.
B.Bayraklı 46:28
29
Hani, cinlerden Kur'ân'ı dinlemek isteyen bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar Kur'ân'ı dinlemeye geldiklerinde, “Susup dinleyin!” dediler. Kur'ân'ın okunması tamamlanınca, uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.[555] [555] Cinlerin Kur’ân’a karşı tutumları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 543-548.
B.Bayraklı 46:29
30
Onlara şöyle dediler: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz Mûsâ'dan sonra indirilen ve kendilerinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik. O, hakikate ve doğru yola götürmektedir.”
B.Bayraklı 46:30