1
Hâ, mîm.[540]
[540] Dühân sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 383.
2
Açıklayıcı kitaba yemin olsun.
3
Biz onu, mübarek bir gecede indirmeye başladık. Şüphesiz biz, uyarıcıyız.[541]
[541] Kur’ân’ın indirilişi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 387-388.
4
4,5. O gecede katımızdan verdiğimiz bir emirle bütün hikmetli işler belirlenir. Şüphesiz biz peygamberler göndeririz.
5
4,5. O gecede katımızdan verdiğimiz bir emirle bütün hikmetli işler belirlenir. Şüphesiz biz peygamberler göndeririz.
6
Peygamber göndermemiz, Rabbinden olan bir rahmet gereğidir. Şüphesiz Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir.
7
Eğer kesin olarak inanıyorsanız, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.
8
O'ndan başka tanrı yoktur. O yaşatır ve öldürür. Sizin de, önceki atalarınızın da Rabbidir.
9
Doğrusu onlar şüphe içerisinde oynamaktadırlar.
10
10,11. Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.[542]
[542] Duman azabı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 393-398.
11
10,11. Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.[542]
[542] Duman azabı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 393-398.
12
İnsanlar, “Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz” derler.
13
Bu öğüt, kıyamet anında onlara ne fayda sağlar ki? Çünkü daha önce hakikati ortaya apaçık olarak koyan bir peygamber gelmişti.
14
Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Bu, öğretilmiş bir delidir!” dediler.
15
Biz azabı biraz kaldırırsak, siz yine eski halinize dönersiniz.
16
Fakat biz büyük bir şiddetle vurup yakaladığımız gün, elbette kendilerinden intikam alacağız.
17
17,18. Andolsun, biz onlardan önce de, Firavun'un toplumunu imtihan etmiştik. Onlara da değerli bir peygamber gelmiş ve şöyle demişti: “Ey Allah'ın kulları! Çağrıma uyarak bana karşı görevinizi yerine getiriniz. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”[543]
[543] Hz. Mûsâ ve Firavun’un kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 399-412.
18
17,18. Andolsun, biz onlardan önce de, Firavun'un toplumunu imtihan etmiştik. Onlara da değerli bir peygamber gelmiş ve şöyle demişti: “Ey Allah'ın kulları! Çağrıma uyarak bana karşı görevinizi yerine getiriniz. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”[543]
[543] Hz. Mûsâ ve Firavun’un kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 399-412.
19
“Allah'a karşı baş kaldırmayınız. Çünkü ben size apaçık bir mucize getirdim.”
20
“Ben, beni taşlamanızdan dolayı benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a sığındım.”
21
“Eğer bana inanmıyorsanız, hiç olmazsa yanımdan uzaklaşınız.”
22
Bunun üzerine Mûsâ, bunların suç işleyen bir toplum olduğunu Rabbine arzetti.
23
Allah, “O halde kullarımı geceleyin yola çıkar. Çünkü takip edileceksiniz” dedi.
24
“Denizi sükûnetle geç/terk et; çünkü onlar boğulacak bir ordudur.”
25
25,26,27. Onlar arkalarında ne bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve safasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.
26
25,26,27. Onlar arkalarında ne bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve safasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.
27
25,26,27. Onlar arkalarında ne bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve safasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.
28
Böylece biz de bıraktıklarına başka bir toplumu mirasçı kıldık.
29
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
30
30,31. Andolsun biz, İsrâiloğulları'nı o alçaltıcı azaptan, yani Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, aşırı gidenlerden bir zorba idi.
Sonraki 29 ayet →