1
Bu kitap, her şeye gücü yeten ve her işinde hikmet bulunan Allah tarafından indirilmiştir.[486]
[486] Zümer sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 315.
2
Bizim bu kitabı sana gerçek olarak indirdiğimizde şüphe yoktur. O halde sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.
3
Dikkat ediniz, saf din Allah'a aittir. O'ndan başkasını tanrı edinenler; “Bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz” derler. Şüphesiz ki Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Elbette Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.[487]
[487] Şirk hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 320-324; XII, 198-200;XIV, 244-247.
4
Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. Hâşâ, O, bundan uzaktır. O, tektir; her şeyin üstesinden gelendir.
5
Allah, gökleri ve yeri bir amaç uğruna yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye sarar. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Dikkat ediniz, O'nun her şeye gücü yeter; affedicidir.
6
Sizi bir cevherden yaratmış, sonra o cevherden eşini de var etmiştir. Size evcil hayvanlardan sekiz çift bahşetmiştir. Sizi de annelerinizin karınlarında aşama aşama üç karanlıkta yaratıyor. İşte, Rabbiniz olan Allah budur. Mülk O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da döndürülüyorsunuz?[488]
[488] İnsanın ana rahmindeki evreleri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 326-328.
7
Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. O, kullarının inkârına razı değildir. Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını yüklenemez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O da, yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O sinelerde saklı olan her şeyi bilir.[489]
[489] İnsanın irade hürriyeti hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 330-332.
8
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendi katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: “Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın.”
9
“Yoksa o, gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, âhiretten korkan ve Rabbinden rahmetini uman gibi midir?” De ki: “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.”
10
De ki: “Ey Allah'ın inanan kulları! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Yalnızca sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir.”
11
De ki: “Bana, dini Allah'a has kılarak O'na kulluk etmem emrolundu.”[490]
[490] Dinin Allah’a aidiyeti hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 345-351.
12
“Bana Müslümanların ilki olmam emrolundu.”
13
De ki: “Rabbime karşı gelirsem doğrusu büyük günün azabından korkarım.”
14
De ki: “Ben dinimde ihlâs ile ancak Allah'a ibadet ederim.”
15
“Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk ediniz!” De ki: “Gerçekten iflas edenler, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini zarara uğratanlardır. Dikkat ediniz, apaçık kayıp işte budur.”
16
Onları üstlerinden ve altlarından gölgeler gibi ateş kaplayacaktır. İşte Allah kullarını sürekli böyle sakındırıyor. “Ey kullarım! Artık emirlerime karşı gelmekten sakınınız.”
17
Tâğût'a kulluk etmekten uzak durup Allah'a yönelenlere müjdeler olsun. “Sen, bu kullarımı müjdele!”[491]
[491] Tâğût ve lübb kavramları hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 353-354.
18
Sözleri dinleyip en güzeline uyanları müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ulaştırdığı bunlardır. Gerçek akıl sahipleri de bunlardır.
19
Hakkında azap kesinleşmiş olanı, ateştekini, sen mi kurtaracaksın?
20
Fakat Rabblerine saygı duyanlar için, üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah, verdiği sözden dönmez.
21
Görmüyor musun? Allah gökten su indiriyor, onu yerdeki kaynaklara yerleştiriyor, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onların kuruyup sapsarı olduklarını görüyorsun. Sonra da onu çer-çöp haline getiriyor. Şüphesiz bütün bunlarda akıl sahipleri için bir ders vardır.
22
Allah, kimin gönlünü İslâm'a açmışsa, o, Rabbi'nin katından bir nur üzere olmaz mı? Gönülleri Allah'ı anmak hususunda katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar, apaçık sapıklık içindedirler.[492]
[492] İslâm kelimesi hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 359-362; IV, 222-223.
23
Allah, mana ve lafızları birbiriyle uyumlu ve ikili anlatımlı kitabı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rabblerine saygı duyanlar onu okuyup dinleyince tüyleri ürperir. Sonra bütün benlikleri ve kalpleri Allah'ı anmaya yumuşar. İşte bu kitap, Allah'ın doğru yoludur. Onunla, dileyenleri doğru yola iletir. Allah kimi saptırırsa, artık ona doğru yolu gösterecek hiçbir kimse yoktur.[493]
[493] Kur’ân, ehsanü’l-hadîs/en güzel söz, mesânî/ikişerli anlamlılık, müteşabih kelimelerinin anlamı hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 364-366.
24
Kıyamet günü kötü azaptan yüzünü korumaya çalışacak kimse, azaptan emin olarak gelenle bir midir? Zâlimlere, “Tadın kazandıklarınızı!” denir.
25
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı da, onlara farkına varmadıkları bir yerden azap çattı.
26
Allah onlara dünya hayatında bir rüsvâylık tattırmıştı. Andolsun ki âhiretin azabı daha büyüktür; keşke bilselerdi!
27
Biz bu Kur'ân'da insanlara, öğüt alsınlar diye her türlü örneği verdik.
28
Sakınsınlar diye, onu pürüzsüz Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.
29
Allah, geçimsiz efendileri olan bir adamla, yalnızca bir kişiye bağlı bir adamı örnek olarak verir. Bu ikisinin durumu eşit midir? Övgü Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.
30
Şüphesiz, sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
Sonraki 30 ayet →