Ana SayfaMealler › Bayraktar Bayraklı
BB

Bayraktar Bayraklı

Bu mealle oku
Bayraktar Bayraklı meali ile okumaya başla
Sebe 1 / 54
1
Bütün övgüler, göklerde ve yerde bulunan her şeyin sahibi olan Allah'adır. Âhirette de bütün övgüler O'na olacaktır. O'nun her işinde hikmet vardır ve O, her şeyden haberdardır.[447][448] [447] Sebe’ sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 369. [448] Hamd, şükür, habîr ve hakîm kelimeleri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 372-374.
B.Bayraklı 34:1
2
Yerin içine gireni ve oradan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükselen her şeyi bilir. O, çok merhametlidir; çok affedendir.
B.Bayraklı 34:2
3
İnkâr edenler, “Kıyamet bize gelmeyecek” dediler. De ki: “Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için, kıyamet mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ölçüsünde bir şey O'ndan gizli kalamaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık bir kitaptadır.”
B.Bayraklı 34:3
4
Allah, inanıp iyi işler yapanları ödüllendirmek için her şeyi bir kitapta toplamıştır. Onlar için bir af ve güzel bir rızık vardır.
B.Bayraklı 34:4
5
Âyetlerimizi hükümsüz kılmak için gayret edenler, işte bunlar için de en kötüsünden elem verici bir azap vardır.
B.Bayraklı 34:5
6
Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu, mutlak galip ve övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.
B.Bayraklı 34:6
7
Kâfir olanlar kendi aralarında şöyle dediler: “Çürüyüp paramparça olduğunuz vakit yeniden dirileceğinizi söyleyerek haber veren kişiyi gösterelim mi?”
B.Bayraklı 34:7
8
“Allah hakkında yalan mı uyduruyor, yoksa aklını mı yitirmiş bu?” dediler. Bilakis, âhirete inanmayanlar azaptadırlar ve derin bir sapıklık içindedirler.
B.Bayraklı 34:8
9
Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında bulunana bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar indiririz. Şüphesiz bunda Rabbine yönelen her kul için bir ders vardır.
B.Bayraklı 34:9
10
Dâvûd'a katımızdan bir üstünlük verdik: “Ey dağlar ve kuşlar, onunla birlikte Allah'ı teşbihe/anmaya katılını!” dedik. Demiri onun için yumuşattık.[449] [449] Hz. Dâvûd’a verilen üstünlük/fazilet hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 387-391.
B.Bayraklı 34:10
11
“Geniş zırhlar imal et, dokumasını ölçülü yap! Ey Dâvûd hanedanı, iyi işler yapınız. Şüphesiz ben yaptıklarınızı görmekteyim” dedik.
B.Bayraklı 34:11
12
Sabah esintisi bir aylık mesafe, akşam esintisi de bir aylık mesafe olan rüzgârı da Süleyman'ın emrine verdik. Onun için erimiş bakırı kaynağından sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle cinlerin de bir kısmı onun emrinde çalışırdı. Cinlerden bizim emrimizden çıkanlara, alevli ateşin azabını tattırırız.[450] [450] Hz. Süleyman’ın kıssası hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 392-395.
B.Bayraklı 34:12
13
Cinler Süleyman'a, istediği gösterişli yapılar, heykeller, havuz gibi büyük kazanlar ve ağır tencereler yaparlardı. “Ey Dâvûd ailesi, şükretmek için çalışınız.” Kullarımdan gereği gibi şükredenler azdır.
B.Bayraklı 34:13
14
Süleyman'ın ölümüne hükmedince, cinlere onun ölümünü ancak değneğini yiyen ağaç kurdu gösterdi. Süleyman yıkılınca anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilselerdi, o alçaltıcı/ağır işte çalışmayı sürdürmezlerdi.
B.Bayraklı 34:14
15
Sebe'lilerin yurtlarında Allah'ın kudretine bir işaret vardır. Sağlı sollu iki bahçe vardı. Onlara, “Rabbinizin verdiği rızıktan yiyiniz ve O'na şükrediniz” denildi. Ne güzel bir ülke ve ne güzel affedici bir Rabb![451] [451] Sebe’ toplumunun kıssası hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 397-406.
B.Bayraklı 34:15
16
Buna rağmen onlar yüz çevirdiler. Biz de onların üzerlerine barajları yıkan o seli gönderdik. Onların bahçelerini acı yemişli, meyvesiz ve içinde birkaç sedir ağacı bulunan iki verimsiz bahçeye dönüştürdük.
B.Bayraklı 34:16
17
Bu cezayı, onlara inkârlarından dolayı verdik. Biz, nankörlerden başkasını cezalandırmayız.
B.Bayraklı 34:17
18
Onların yurdu ile mübarek kıldığımız şehirler arasında, birbirinden görünen beldeler yerleştirdik. Aralarında gidip gelmeyi kolaylaştırdık. “Güven içerisinde oralarda gece ve gündüz gidip geliniz” dedik.
B.Bayraklı 34:18
19
Onlar, “Ey Rabbimiz! Bizim yolculuk mesafelerimizi uzat!” dediler ve kendilerine yazık ettiler. Biz de onları dillerde dolaşır sözler haline getirdik. Onları tamamen darmadağın ettik. Şüphesiz bunlarda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için dersler vardır.
B.Bayraklı 34:19
20
Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir grubun dışında hepsi ona uydular.
B.Bayraklı 34:20
21
Oysa şeytanın onlara karşı hiçbir gücü yoktu. Ancak âhirete inananlarla, ondan şüphe içerisinde olanları böylece biz biliriz. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.
B.Bayraklı 34:21
22
Müşriklere de ki: “Allah'tan başka tanrı olduklarını iddia ettiğiniz şeylere yalvarıp durunuz. Onlar göklerde ve yerde zerre ağırlığında bir şeye sahip değillerdir. Onların göklerde ve yerde hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.”
B.Bayraklı 34:22
23
Allah'ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez. Nihayet onların kalplerinden korku giderilince, “Rabbiniz ne buyurdu?” derler. “Hakkı buyurdu” dediler. Allah, yücedir; büyüktür.[452] [452] Şefaat hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 410-411; I, 419-426; XII, 431-432; XVI, 392-393.
B.Bayraklı 34:23
24
De ki: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah.” “Öyleyse ya biz ya siz, bir doğruluk veya apaçık bir yanlışlık üzerindeyiz.”
B.Bayraklı 34:24
25
De ki: “Bizim işlediğimizden siz sorumlu değilsiniz, biz de sizin işlediğinizden sorulmayız.”
B.Bayraklı 34:25
26
De ki: “Rabbimiz bizi bir araya getirecek, sonra aramızda adaletle hüküm verecektir. O, adaletle hüküm veren ve her şeyi bilendir.”
B.Bayraklı 34:26
27
De ki: “Allah'a ortak kabul ettiklerinizi bana gösteriniz.” Hayır! Doğrusu galip ve her şeyi hikmetle idare eden ancak Allah'tır.
B.Bayraklı 34:27
28
Biz, seni bütün insanlara sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
B.Bayraklı 34:28
29
Derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaad ettiğiniz kıyamet ne zaman kopacak?”
B.Bayraklı 34:29
30
De ki: “Sizin için belirlenmiş bir gün vardır. Onu ne bir saat geciktirebilirsiniz, ne de öne alabilirsiniz.
B.Bayraklı 34:30