1
Elif, lâm, mîm.[405]
[405] ‘Ankebût sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 405.
2
İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?
3
Andolsun ki biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.
4
Yoksa, kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sanıyorlar? Ne kadar yanlış hüküm veriyorlar!
5
Allah'a kavuşmayı uman bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit gelecektir. Allah her şeyi işitir; her şeyi bilir.
6
Hak uğrunda cihad eden, sadece kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz ki Allah, kimseye muhtaç değildir.
7
İman edip iyi amel işleyenlerin elbette kötülüklerini örteriz ve onlara yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.
8
Biz, insana, anne babasına iyilik etmeyi emrettik. Eğer onlar seni, tanrılığı hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşmaya zorlarlarsa, artık bu durumda onlara itaat etme! Dönüşünüz yalnız banadır. Yaptıklarınızı size haber vereceğim.[406]
[406] Ana-babaya iyilik hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 418-422; XI, 225-230.
9
İnanıp iyi amel yapanları kesinlikle iyi kulların arasına koyacağız.
10
İnsanlardan, “Allah'a inandık” diyenler vardır. Fakat Allah uğrunda eziyete uğrayınca, insanların işkencelerini Allah'ın azabı gibi sayarlar. Eğer Rabbin katından bir yardım gelecek olursa, “Kesinlikle biz de sizinle birlikte idik” derler. Allah herkesin sinelerinde olanları en iyi bilen değil midir?”
11
Allah kesinlikle kimlerin gerçekten inandığını ve kimlerin de münâfık olduğunu bilmektedir.
12
Kâfirler, iman edenlere, “Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim” derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.
13
Onlar, elbette kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de taşımak zorunda kalacaklardır. Uydurup durdukları temelsiz iddialardan dolayı kıyamet günü kesinlikle sorguya çekileceklerdir.[407]
[407] Hz. Nûh’un kıssası İbrahim’in kıssası hakkında kısa bir bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 431-434.
14
Andolsun ki biz Nûh'u kendi kavmine gönderdik. O, bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tûfan kendilerini yakalayıverdi.
15
Fakat Nûh'u ve onunla birlikte gemide bulunanların hepsini kurtardık ve bunu, bütün insanlara bir ders kıldık.
16
İbrâhim'i de gönderdik. Kavmine şöyle demişti: “Allah'a kulluk ediniz. O'na karşı gelmekten sakınınız! Eğer bilmiş olsanız, bu sizin için daha iyidir.”[408]
[408] Hz. İbrahim’in kıssası hakkında kısa bir bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 435-454.
17
“Siz Allah'ı bırakıp sadece birtakım putlara tapıyorsunuz ve aslı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Doğrusu, Allah'tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayınız. O'na kulluk ediniz, O'na şükrediniz. Siz O'na döndürüleceksiniz.”
18
Eğer yalanlarsanız, biliniz ki sizden önce de nice toplumlar peygamberlerini yalanlamışlardı. Peygamberin üzerinde, apaçık tebliğden başka bir görev yoktur.
19
Onlar Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bunu yapmak Allah'a kolaydır.
20
De ki: “Yeryüzünde dolaşınız da bakınız ki Allah yaratmaya nasıl başlamıştır? İşte Allah, aynı şekilde sonraki yaratmayı da yapacaktır. Şüphesiz Allah'ın her şeye gücü yeter.”
21
“Dilediğine azap eder; dilediğine de merhamet eder. Sizler O'na döndürüleceksiniz.”
22
“Sizler ne yerde ne gökte Allah'ı âciz bırakabilirsiniz. Sizin Allah'tan başka dostunuz ve yardımcınız da yoktur.”
23
Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenlere gelince; onlar benim rahmetimden ümit kesmiş olanlardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
24
İbrâhim'in sözlerine kavminin cevabı sadece, “Onu öldürünüz, yahut yakınız!” demek oldu. Ama Allah, onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan toplum için dersler vardır.
25
İbrâhim şöyle demişti: “Dünya hayatında, aranızdaki sevgiden dolayı, Allah'ı bırakıp putlar edindiniz; sonra kıyamet günü birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lanet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennemdir ve hiç yardımcınız da yoktur.”
26
Bunun üzerine, Lût, İbrâhim'e inandı. İbrâhim, “Doğrusu ben, Rabbime hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir” dedi.
27
İbrâhim'e, İshâk ve Ya‘kûb'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Ona dünyada ödülünü verdik. Şüphesiz o, âhirette de iyilerdendir.[409]
[409] Hz. İbrahim, Hz. Lût ve kavminin kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 455-464.
28
Lût'u da gönderdik. O, toplumuna demişti ki, “Gerçekten siz, daha önce hiçbir toplumun yapmadığı cinsel ahlâksızlığı yapıyorsunuz.”
29
“Siz ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarda edepsizlikler yapacak mısınız/grup seks mi yapacaksınız?”
30
Lût, “Ey Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et!” dedi.
Sonraki 30 ayet →