1
Tâ, sîn, mîm.[376]
[376] Şu‘arâ sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 11.
2
Bunlar, apaçık kitabın âyetleridir.
3
Sen, inanmıyorlar diye neredeyse kendini helâk edeceksin.
4
Dilersek onlara gökten bir mucize indiririz de mecbur kalıp boyun eğerler.
5
Onlara Rahmân'dan hiçbir yeni hatırlatma gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
6
Nitekim Kur'ân'ı da yalanladılar. Ama alay edip durdukları şeyin haberleri yakında onlara gelecektir.
7
Yeryüzüne bir bakmazlar mı? Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.
8
Şüphesiz bunda yaratıcının varlığına dair kesin delil vardır; ama çoğu iman etmezler.
9
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak galip ve sonsuz merhamet sahibidir.
10
10,11. Hani Rabbin Mûsâ'ya, “O zâlimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Hâlâ sakınmayacaklar mı onlar?” diye seslenmişti.[377]
[377] Hz. Mûsâ, Firavun ve İsrâiloğullarının kıssası için bk.Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 23-66.
11
10,11. Hani Rabbin Mûsâ'ya, “O zâlimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Hâlâ sakınmayacaklar mı onlar?” diye seslenmişti.[377]
[377] Hz. Mûsâ, Firavun ve İsrâiloğullarının kıssası için bk.Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 23-66.
12
Mûsâ şöyle dedi: “Ey Rabbim! Doğrusu, beni yalanlamalarından korkuyorum.”
13
“Bu durumda içim daralır, dilim dönmez. Onun için Hârûn'a da peygamberlik ver!”
14
“Onlara karşı benim bir suçum var. Beni öldürmelerinden korkuyorum.”
15
Allah şöyle buyurdu: “Hayır! Asla endişe etme! İkiniz, mucizelerimizle gidiniz. Şüphesiz biz, sizinle beraberiz, işitmekteyiz.”
16
16,17. “Firavun'a gidiniz: ‘Biz, âlemlerin Rabbinin peygamberleriyiz; İsrâiloğullarını bizimle beraber gönder!' deyiniz.”
17
16,17. “Firavun'a gidiniz: ‘Biz, âlemlerin Rabbinin peygamberleriyiz; İsrâiloğullarını bizimle beraber gönder!' deyiniz.”
18
18,19. Firavun dedi ki: “Seni küçükken elimizde büyütmedik mi? Yanımızda yıllarca kalmadın mı? Oysa sen sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörlerdensin.”
19
18,19. Firavun dedi ki: “Seni küçükken elimizde büyütmedik mi? Yanımızda yıllarca kalmadın mı? Oysa sen sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörlerdensin.”
20
20,21,22. Mûsâ, “O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrâiloğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır” dedi.
21
20,21,22. Mûsâ, “O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrâiloğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır” dedi.
22
20,21,22. Mûsâ, “O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrâiloğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır” dedi.
23
Firavun şöyle dedi: “Âlemlerin Rabbi dediğin de nedir?”
24
Mûsâ şöyle cevap verdi: “Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız; O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.”
25
Firavun, etrafındakilere, “Duymuyor musunuz?” dedi.
26
Mûsâ, “O, sizin de, evvelki atalarınızın da Rabbidir” dedi.
27
Firavun, “Size gönderilen peygamberiniz kesinlikle delidir” dedi.
28
Mûsâ, “ Eğer düşünüp anlarsanız O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir” dedi.
29
Firavun, “Eğer benden başka tanrı edinirsen, seni kesinlikle hapsederim” dedi.
30
Mûsâ, “Sana apaçık bir mucize getirirsem de mi?” dedi.
Sonraki 30 ayet →