Ana SayfaMealler › Bayraktar Bayraklı
BB

Bayraktar Bayraklı

Bu mealle oku
Bayraktar Bayraklı meali ile okumaya başla
Bakara 1 / 286
1
Elif, lâm, mîm.[6][7] [6] Bakara sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 159. [7] Bazı sûrelerin başındaki kesik harfler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 161-162.
B.Bayraklı 2:1
2
Kendisinde hiç şüphe olmayan bu kitap, sakınanlar[8] için bir rehberdir. [8] Takvâ kelimesinin geniş açıklaması için bk. KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 237-255; XIII, 16-17; XVI, 378-380.
B.Bayraklı 2:2
3
Onlar, gayba inanırlar, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden Allah yolunda harcarlar.[9] [9] İnfâk konusunda geniş açıklama için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 179-188; III, 382-383.
B.Bayraklı 2:3
4
Sana indirilene ve senden önce indirilene de iman ederler; âhiret gününe kesinlikle inanırlar.
B.Bayraklı 2:4
5
İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridirler.
B.Bayraklı 2:5
6
İnkâr edenleri uyarsan da uyarmasan da, onlar için aynıdır; iman etmezler.
B.Bayraklı 2:6
7
Bu nedenle Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir perde çekilmiştir. Onlar için büyük bir azap vardır.
B.Bayraklı 2:7
8
İnsanlardan bazıları inanmadıkları halde, “Allah'a ve âhiret gününe inandık” derler.[10] [10] Münâfıklıkla ilgili geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 208-235; IV, 470-473; VIII, 251-262; XIX, 37-43; XIX, 299-314.
B.Bayraklı 2:8
9
Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışıyorlar. Halbuki onlar kendilerini aldatıyorlar da bunun farkında değillerdir.
B.Bayraklı 2:9
10
Onların kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylediklerinden dolayı, onlara acı veren bir azap vardır.
B.Bayraklı 2:10
11
Onlara, “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edici kimseleriz” derler.
B.Bayraklı 2:11
12
Onların bozguncu olduklarını iyi bilin. Lâkin onlar bunun farkında değillerdir.
B.Bayraklı 2:12
13
Onlara, “İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin!” dendiğinde, “Biz hiç beyinsizlerin iman ettikleri gibi iman eder miyiz!” derler. Biliniz ki, beyinsizler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler.
B.Bayraklı 2:13
14
Müminlerle karşılaştıklarında, “İman ettik” derler, reisleriyle baş başa kaldıklarında ise, “Biz sizinle beraberiz; biz sadece alay ediyoruz” derler.
B.Bayraklı 2:14
15
Allah onlarla alay ediyor ve taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarına süre tanıyor.
B.Bayraklı 2:15
16
İşte onlar, doğru yola karşılık sapıklığı satın alanlardır. Onların bu ticareti kazançlı olmayacak ve doğru yolu da bulamayacaklardır.
B.Bayraklı 2:16
17
Onların durumu, bir ateş yakan kimseye benzer. O ateş yanıp etrafını aydınlattığında, Allah hemen onların aydınlığını giderir ve onları hiçbir şey göremeyecekleri karanlıklar içinde bırakır.
B.Bayraklı 2:17
18
Onlar manen sağır, dilsiz ve kördür; gerçeğe dönmezler.
B.Bayraklı 2:18
19
Yahut onların durumu, gökten sağanak halinde boşalan, içinde yoğun karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşekler bulunan fırtınaya tutulmuş insana benzer. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Halbuki Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
B.Bayraklı 2:19
20
Neredeyse gözlerini kapıverecek olan şimşek önlerini aydınlattığında onun ışığında yürürler; üzerlerine karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
B.Bayraklı 2:20
21
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz ki, ruh olgunluğuna eresiniz.[11] [11] Takvâ kelimesinin geniş açıklaması için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 237-255; XIII, 16-17; XVI, 378-380.
B.Bayraklı 2:21
22
O Allah ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, gökyüzünü bir bina yaptı. O, gökten su indirip onunla çeşit çeşit meyveleri size rızık olarak çıkardı. O halde, bile bile Allah'a eşler koşmayınız.
B.Bayraklı 2:22
23
Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur'ân'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun bir sûresinin benzerini getiriniz ve eğer sözünüzün eri iseniz Allah'tan başka tapındıklarınızı da yardıma çağırınız.
B.Bayraklı 2:23
24
Kur'an'ın veya on suresinin benzerini getiremediniz; bir suresinin benzerini de asla getiremeyeceksiniz. O halde yakıtı insanlar ile taşlar olan ve kâfirler için hazırlanmış bulunan ateşten korkun!
B.Bayraklı 2:24
25
İman edip de yararlı iş yapanları, içinden ırmaklar akan cennetlerle müjdele! Kendilerine cennette meyve nimeti verildiğinde, “Bu, daha önce de dünyada yediğimize benziyor; bunun benzeri bize verilmişti” diyecekler. Orada onların, her türlü pislikten arınmış tertemiz eşleri olacak ve orada süreli olarak kalacaklardır.
B.Bayraklı 2:25
26
Allah, bir sivri sineği, hatta ondan daha küçük bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İnananlar, bu örneğin Rabblerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfirler ise, “Allah bu örnekle ne demek istedi?” derler. “Allah bu örnekle birçoğunu saptırır, birçoğunu da doğruya yöneltir; bu örnekle, fâsıklardan başkasını saptırmaz.”
B.Bayraklı 2:26
27
O fâsıklar ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler; Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Onlar manen iflâs etmiş kimselerdir.[12] [12] Fâsık kelimesinin geniş açıklaması için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 274-285; I, 481-485; VIII, 229-231.
B.Bayraklı 2:27
28
Allah'ı nasıl inkâr ediyorsunuz? Siz yokken, sizi var etti. Sonra sizi öldürecek ve sonra tekrar diriltecek. Sonunda O'na döndürüleceksiniz.
B.Bayraklı 2:28
29
Allah, yerde olanların hepsini sizin için yarattı, sonra iradesini göğe yöneltip onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilendir.
B.Bayraklı 2:29
30
Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği vakit melekler, “Biz seni överek anarken ve yüceltip dururken, orada fesat çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” diye cevap verdi.[13] [13] Melek, ilk insanın yaratılış gerekçesi, halife ve tesbih kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 289-307.
B.Bayraklı 2:30