Ana SayfaMealler › Abdulbaki Gölpınarlı
AG

Abdulbaki Gölpınarlı

Kur'ân-ı Kerîm Anlamı
1968
Bu mealle oku
Mustafa İzzet Baki bilinen adıyla Abdülbaki Gölpınarlı (12 Ocak 1900, İstanbul – 25 Ağustos 1982, İstanbul), Türk edebiyat tarihçisi ve mütercimdir. Ayrıntılı bilgi →
Abdulbaki Gölpınarlı meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn, andolsun kâleme ve yazdıklarına.
A.Gölpınarlı 68:1
2
Sen, Rabbinin nîmeti sâyesinde deli değilsin.
A.Gölpınarlı 68:2
3
Ve sana, tükenmez, minnetsiz bir mükâfat var.
A.Gölpınarlı 68:3
4
Ve şüphe yok ki sen, pek büyük bir ahlâka sâhipsin elbette.
A.Gölpınarlı 68:4
5
Yakında sen de görürsün ve onlar da görürler.
A.Gölpınarlı 68:5
6
Deliliğe uğramış hanginiz?
A.Gölpınarlı 68:6
7
Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanı da daha iyi bilir ve o, doğru yolu bulanları da daha iyi bilir.
A.Gölpınarlı 68:7
8
Artık yalanlayanlara itâat etme.
A.Gölpınarlı 68:8
9
Onlara yumuşaklık göstermeni arzularlar, öyle hareket etsen onlar da yumuşaklık gösterirler.
A.Gölpınarlı 68:9
10
Ve itâat etme çok yemin edenlerin, reyinde isâbet bulunmayanların hiçbirine.
A.Gölpınarlı 68:10
11
Ayıp arayan, kovucu ve söz getirip götürücüyle.
A.Gölpınarlı 68:11
12
Hayrı tamâmıyla meneden haddini aşmış suçluya.
A.Gölpınarlı 68:12
13
Ayrıca da çirkin ve kötü huylu soysuza.
A.Gölpınarlı 68:13
14
Mal mülk ve evlât sâhibi bile olsa.
A.Gölpınarlı 68:14
15
Ona âyetlerimizi okuyunca eskilere âit masallar dedi.
A.Gölpınarlı 68:15
16
Büyüyüp bir hortuma dönen burnuna, yakında bir damga vururuz.
A.Gölpınarlı 68:16
17
Ve biz, onları açlıkla, kıtlıkla sınarız, nitekim o bahçe sâhiplerini de sınamıştık; hani, sabahleyin erkenden, bahçelerindeki mahsûlü kesmeye ant içmişlerdi.
A.Gölpınarlı 68:17
18
Ve Tanrı dilerse de dememişlerdi.
A.Gölpınarlı 68:18
19
Halbuki bahçenin üstünde, Rabbinden gelen bir felâket dolaşmadaydı ki onlar uyuyorlardı.
A.Gölpınarlı 68:19
20
Derken bahçe, bütün mahsûlü kesilip biçilmiş, kupkuru çorak bir yere, bir çöle dönmüştü.
A.Gölpınarlı 68:20
21
Sabahleyin birbirlerine sesleniyorlardı.
A.Gölpınarlı 68:21
22
Mahsûlünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin.
A.Gölpınarlı 68:22
23
Derken yola düştüler ve birbirlerine de gizlice diyorlardı ki.
A.Gölpınarlı 68:23
24
Bugün hiçbir yoksula yol vermeyin, yanınıza gelmesin sakın.
A.Gölpınarlı 68:24
25
Ve kendilerini, yoksulları men etmeye güçleri yeter sanarak erkenden gittiler.
A.Gölpınarlı 68:25
26
Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.
A.Gölpınarlı 68:26
27
Hayır dediler, biz mahrûm olup gitmişiz.
A.Gölpınarlı 68:27
28
İçlerinden en iyileri, ben demedim miydi size dedi, mâbûdunuzu tenzîh etseniz ne olurdu.
A.Gölpınarlı 68:28
29
Dediler ki: Şanı yücedir Rabbimizin, gerçekten de zâlimlerden olduk biz.
A.Gölpınarlı 68:29
30
Birbirlerine dönerek birbirlerini kınamaya başladılar.
A.Gölpınarlı 68:30