Ana SayfaMealler › Abdulbaki Gölpınarlı
AG

Abdulbaki Gölpınarlı

Kur'ân-ı Kerîm Anlamı
1968
Bu mealle oku
Mustafa İzzet Baki bilinen adıyla Abdülbaki Gölpınarlı (12 Ocak 1900, İstanbul – 25 Ağustos 1982, İstanbul), Türk edebiyat tarihçisi ve mütercimdir. Ayrıntılı bilgi →
Abdulbaki Gölpınarlı meali ile okumaya başla
Kamer 1 / 55
1
Yaklaştı kıyâmet ve yarıldı ay.
A.Gölpınarlı 54:1
2
Ve onlar, bir delil gördüler mi yüz çevirirler de sürüp giden bir büyü derler.
A.Gölpınarlı 54:2
3
Ve yalanlarlar ve dileklerine uyarlar ve her iş, kararlaştırılmıştır.
A.Gölpınarlı 54:3
4
Ve andolsun, öyle haberler geldi onlara ki o haberlerde onları vazgeçirecek, onlara öğüt verecek şeyler vardı.
A.Gölpınarlı 54:4
5
Yüksek hikmet vardı, derken korkutuşlar fayda vermedi gitti.
A.Gölpınarlı 54:5
6
Artık yüz çevir onlardan; o gün çağıran, hoşlanılmayan birşeye çağırır.
A.Gölpınarlı 54:6
7
Gözleri yerde, kabirlerden çıkarlar, sanki onlar, dağılmış çekirgelerdir.
A.Gölpınarlı 54:7
8
Yönelirler çağırana; kâfirler, bugün derler, ne de zorlu gün.
A.Gölpınarlı 54:8
9
Onlardan önce Nûh kavmi de kulumuzu yalanlamıştı ve delil dediler ona, pek fenâ incittiler onu.
A.Gölpınarlı 54:9
10
Derken Rabbine duâ etti: Şüphe yok ki altoldum ben, artık sen yardım et bana.
A.Gölpınarlı 54:10
11
Derken açtık göklerin kapılarını da şarıl şarıl ardı gelmez yağmurlar yağdırdık.
A.Gölpınarlı 54:11
12
Ve yerden de sular fışkırttık, derken sular, mukadder bir emre göre birleşti.
A.Gölpınarlı 54:12
13
Ve onu, tahtalardan yapılmış ve mıhlarla kenetlenmiş bir gemide taşıdık.
A.Gölpınarlı 54:13
14
Gözümüzün önünde akıp giderdi; bir mükâfattı nankörlük görene.
A.Gölpınarlı 54:14
15
Ve andolsun ki bir delil olarak bıraktık onu, fakat bir ibret alan mı var?
A.Gölpınarlı 54:15
16
Derken nasıldı azâbım benim ve korkutuşlarım?
A.Gölpınarlı 54:16
17
Ve andolsun öğüt ve ibret için Kur'ân'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
A.Gölpınarlı 54:17
18
Âd da yalanlamıştı, derken nasıldı azâbım benim ve korkutuşlarım?
A.Gölpınarlı 54:18
19
Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık.
A.Gölpınarlı 54:19
20
Onları kökünden koparmadaydı, sanki köklerinden kopup baş aşağı devrilen hurma kütükleriydi onlar.
A.Gölpınarlı 54:20
21
Derken nasıldı azâbım benim ve korkutuşlarım?
A.Gölpınarlı 54:21
22
Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur'ân'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
A.Gölpınarlı 54:22
23
Semûd da korkutucuları yalanladı.
A.Gölpınarlı 54:23
24
Derken bizden bir adama mı uyacağız dediler, gerçekten de o zaman elbette sapıklığa düşeriz, ateşlere yanar, kavruluruz.
A.Gölpınarlı 54:24
25
Vahiy, içimizden gele gele ona mı geliyor? Hayır, o, yalancı kendini beğenmiş birisi.
A.Gölpınarlı 54:25
26
Yarın bilirler kimmiş yalancı kendini beğenmiş.
A.Gölpınarlı 54:26
27
Şüphe yok ki onları sınamak için dişi deveyi gönderiyoruz, artık gözetle onları ve dayan.
A.Gölpınarlı 54:27
28
Ve haber ver onlara, su, aralarında paylaştırılmıştır, her bölük, nöbetinde hazır olur, su alır.
A.Gölpınarlı 54:28
29
Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.
A.Gölpınarlı 54:29
30
Derken nasıldı azâbım benim ve korkutuşlarım?
A.Gölpınarlı 54:30