Ana SayfaMealler › Abdulbaki Gölpınarlı
AG

Abdulbaki Gölpınarlı

Kur'ân-ı Kerîm Anlamı
1968
Bu mealle oku
Mustafa İzzet Baki bilinen adıyla Abdülbaki Gölpınarlı (12 Ocak 1900, İstanbul – 25 Ağustos 1982, İstanbul), Türk edebiyat tarihçisi ve mütercimdir. Ayrıntılı bilgi →
Abdulbaki Gölpınarlı meali ile okumaya başla
Meryem 1 / 98
1
Kâf hâ yâ ayn sâd.
A.Gölpınarlı 19:1
2
Bu, kulu Zekeriyya'ya Rabbinin rahmetini anıştır.
A.Gölpınarlı 19:2
3
Hani o, gizlice Rabbine niyâz etmişti de.
A.Gölpınarlı 19:3
4
Demişti ki: Rabbim, kemiklerim bile incelip zayıfladı, saçım sakalım ağardı, parıl parıl parlamada başım sanki ve sana ne duâ etmişsem mahrûm olmadım ben.
A.Gölpınarlı 19:4
5
Benden sonra yerime geçecek, mîrâsıma konacak yakınlarımdan endişelenmekteyim, karım da kısır, sen bana katından bir oğul ihsân et de.
A.Gölpınarlı 19:5
6
Bana da mîrasçı olsun, Yakup soyuna da mîrasçı olsun ve Rabbim, onu, rızânı kazanmışlardan et.
A.Gölpınarlı 19:6
7
Ey Zekeriyya, biz seni müjdelemekteyiz, bir oğlun olacak, adı da Yahya'dır ve ondan önce bu adla adlanmış hiç kimseyi yaratmadık.
A.Gölpınarlı 19:7
8
Rabbim dedi, benim nasıl oğlum olabilir ki karım kısır ve ben de ömrümün sonlarına vardım, tamâmıyla ihtiyarladım.
A.Gölpınarlı 19:8
9
Böyledir bu dedi, Rabbine dedi, bu pek kolay ve sen yokken evvelce de seni yaratmıştım.
A.Gölpınarlı 19:9
10
Rabbim dedi, bana bir delil göster. Sıhhatin yerindeyken dedi, tam üç gece insanlarla konuşamayacaksın, işte bu, sana delildir.
A.Gölpınarlı 19:10
11
Zekeriyya, mihraptan çıkıp kavmine, sabah akşam onu tenzîh edin noksan sıfatlardan diye işâret etti.
A.Gölpınarlı 19:11
12
Ey Yahya, azim ve kuvvetle kitabı al. Ve ona çocukken peygamberlik verdik.
A.Gölpınarlı 19:12
13
Katımızdan ona bir kalb yumuşaklığı, bir temizlik ihsân ettik ve o, mabûdundan çekinirdi.
A.Gölpınarlı 19:13
14
Anasına babasına iyilik ederdi ve cebbar ve âsi değildi.
A.Gölpınarlı 19:14
15
Ve esenlik ona doğduğu gün, öldüğü gün ve diriltilerek kabrinden çıkarılacağı gün.
A.Gölpınarlı 19:15
16
Kitapta Meryem'i de an. Hani o, âilesinden ayrılmış, doğu tarafında bir yere çekilmişti.
A.Gölpınarlı 19:16
17
Ve âilesiyle arasına bir perde germişti. Derken ona rûhumuzu göndermiştik de gözüne, âzası düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.
A.Gölpınarlı 19:17
18
O, fenalıklardan çekinen bir adamsan demişti, rahmâna sığınırım senden.
A.Gölpınarlı 19:18
19
Ruh, ben demişti, ancak Rabbinin bir elçisiyim, sana bir erkek çocuk vermeye geldim.
A.Gölpınarlı 19:19
20
Meryem, benim nasıl oğlum olabilir ki hiç bir kimse, henüz bana dokunmadı demişti, hem kötü bir kadın da değilim ben.
A.Gölpınarlı 19:20
21
Böyledir bu demişti ruh, bu iş, Rabbin için pek kolay demişti. Çünkü biz, onu insanlara bir delil ve katımızdan bir rahmet olarak halkedecektik ve bu iş, zâten de mukadderdi, olup bitti.
A.Gölpınarlı 19:21
22
Sonunda ona gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekilip gitti.
A.Gölpınarlı 19:22
23
Derken doğum sancısı, onu bir hurma ağacının dibine sevketti de keşke dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.
A.Gölpınarlı 19:23
24
Uzaktan bir ses geldi ona: Mahzûn olma, Rabbin, ayağının altından bir ırmak akıttı.
A.Gölpınarlı 19:24
25
Hurma ağacını silk, sana terü tâze hurmalar dökülecek.
A.Gölpınarlı 19:25
26
Ye, iç, gözün aydın. Fakat seni birisi görürse ben de, bugün rahmân için oruç tutmadayım ve hiçbir kimseyle kesin olarak konuşamam.
A.Gölpınarlı 19:26
27
Çocuğunu kucağına alıp kavmine gelince ey Meryem dediler, gerçekte de pek büyük bir iş işledin.
A.Gölpınarlı 19:27
28
Ey Hârûn'un kız kardeşi, baban, fena bir adam değildi, anan da kötü bir kadın değildi.
A.Gölpınarlı 19:28
29
Meryem, çocuğuna işâret etti. Nasıl olur da dediler, beşikteki çocuk konuşur?
A.Gölpınarlı 19:29
30
İsâ, Şüphe yok ki dedi, ben Allah'ın kuluyum, bana kitap vermiştir ve beni peygamber etmiştir.
A.Gölpınarlı 19:30