Ana SayfaMealler › Abdulbaki Gölpınarlı
AG

Abdulbaki Gölpınarlı

Kur'ân-ı Kerîm Anlamı
1968
Bu mealle oku
Mustafa İzzet Baki bilinen adıyla Abdülbaki Gölpınarlı (12 Ocak 1900, İstanbul – 25 Ağustos 1982, İstanbul), Türk edebiyat tarihçisi ve mütercimdir. Ayrıntılı bilgi →
Abdulbaki Gölpınarlı meali ile okumaya başla
Hicr 1 / 99
1
Elif lâm râ, budur kitabın ve her şeyi açıklayan Kur'ân'ın âyetleri.
A.Gölpınarlı 15:1
2
Nice demler gelecek ki kâfirler, ne olur keşke biz de Müslüman olsaydık diyecekler.
A.Gölpınarlı 15:2
3
Bırak onları, yesinler, geçinsinler ve isteklere düşüp oyalansınlar, yakında bilecekler.
A.Gölpınarlı 15:3
4
Ve biz hiçbir şehri helâk etmedik ki helâk edeceğimiz zaman, malûm ve mukadder olmasın.
A.Gölpınarlı 15:4
5
Hiçbir ümmet, ne helâk edileceği zamânı mukadder vaktinden öne alabilir, ne de onu geciktirebilir.
A.Gölpınarlı 15:5
6
Ve derler ki: Ey kendisine Kur'ân indirilen sen gerçekten de delisin.
A.Gölpınarlı 15:6
7
Gerçeklerdensen neden meleklerle gelmiyorsun bize?
A.Gölpınarlı 15:7
8
Biz melekleri, ancak hak ve gerçek olarak indiririz, indiririz ama o vakit de mühlet vermeyiz, göz açtırmayız kâfirlere.
A.Gölpınarlı 15:8
9
Şüphe yok ki Kur'ân'ı biz indirdik ve şüphe yok ki onu mutlaka koruyacağız.
A.Gölpınarlı 15:9
10
Andolsun ki senden önce, evvelki ümmetlere de peygamberler göndermiştik.
A.Gölpınarlı 15:10
11
Hiçbir peygamber göndermedik ki alay etmesinler onunla.
A.Gölpınarlı 15:11
12
Biz böylece, Kur'ân'ı, yüreklerine kadar sokarız da.
A.Gölpınarlı 15:12
13
Gene ona inanmazlar ve gerçekten, eskilerin yolu yordamı da böylece olup bitmiş, onlar da bu yüzden azâba uğrayıp gitmiştir.
A.Gölpınarlı 15:13
14
Onlara gökten bir kapı açsak da melekler, o kapıdan inip çıksalar.
A.Gölpınarlı 15:14
15
Bunu görürler de gene ancak derler, gözlerimiz bağlandı bizim, hattâ büyülenmiş bir topluluğuz biz.
A.Gölpınarlı 15:15
16
Andolsun ki gökte burçlar halkettik ve göğü, seyredenlere bezedik.
A.Gölpınarlı 15:16
17
Ve onu, bütün taşlanmış Şeytanlardan koruduk.
A.Gölpınarlı 15:17
18
Ancak hırsızlama bir şey duymaya kalkışan olursa onun da ardından apaçık görünen bir ateş yalımıdır gönderdik.
A.Gölpınarlı 15:18
19
Yeryüzünü, enine boyuna döşedik ve orada metîn dağlar yarattık ve oradan, taktîrimize göre, her şeyi bitirdik.
A.Gölpınarlı 15:19
20
Orada sizin için de, sizin rızıklandırmadığınız mahlûkat için de geçim sebepleri halkettik.
A.Gölpınarlı 15:20
21
Hiçbir şey yoktur ki hazîneleri, katımızda olmasın ve biz onu ancak malûm bir miktarda indiririz.
A.Gölpınarlı 15:21
22
Yüklü rüzgârlar gönderdik de gökten yağmur yağdırdık, suya kandırdık sizi ve onu koruyup saklayan siz değilsiniz.
A.Gölpınarlı 15:22
23
Ve şüphe yok ki ancak biz diriltiriz, biz öldürürüz ve biziz her şeye vâris olan.
A.Gölpınarlı 15:23
24
Ve andolsun ki önce geçip gidenlerinizi de biliriz, sonraya kalanlarınızı da.
A.Gölpınarlı 15:24
25
Ve şüphe yok ki Rabbin, hepsini de haşreder; şüphe yok ki o, hüküm ve hikmet sâhibidir ve her şeyi bilir.
A.Gölpınarlı 15:25
26
Andolsun ki biz Âdem'i, kuru, kokmuş, şekil ve sûret verilmiş balçıktan yarattık.
A.Gölpınarlı 15:26
27
Şeytan'ıysa daha önce, yakıp öldürücü bir harâreti olan ateşten yarattık.
A.Gölpınarlı 15:27
28
An o zamanı ki Rabbin, meleklere demişti: Gerçekten de ben, kuru, kokmuş, şekil ve sûret verilmiş balçıktan bir insan yaratacağım.
A.Gölpınarlı 15:28
29
Onun yaratılışını tamamlayıp kemâle getirerek ruhumdan ruh üfürünce derhal ona karşı secdeye kapanın.
A.Gölpınarlı 15:29
30
Meleklerin hepsi birden secde ettiler.
A.Gölpınarlı 15:30